Sonu SAHAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sahan" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sahan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sahan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sahan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MURASSAHAN, TOPAKSAHAN

8 harfli kelimeler

ASKSAHAN, KISSAHAN

5 harfli kelimeler

SAHAN

Bazı kelimelerin anlamları

SAHAN

Derinliği az olan kap.

ASKSAHAN

Saksağan.

MURASSAHAN

Koşuk ya da düzyazıyla ya da her ikisiyle birlikte uyaklı öyküler anlatanlara verilen ad.

KISSAHAN

İran ve Hint saraylarında öykü (kıssa) anlatanlara verilen ad. Masal söyleyen, kitaptan öykü okuyan kimse. bk. meddah.

TOPAKSAHAN

Büyük su içme tası. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

  -   -   -  

Anlamında SAHAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAHAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAPAZLAMAK

Hiç aralık bırakmadan bir şey başka bir şeye tıpatıp uymak : Bu kapak bu sahanı iyi kapazladı.

CECİK

Büyük bez veya deri torba, tuluk. İp eğirmekte kullanılan aracın teli. Kulp, sap. Ağaç veya madeni çivi. Cacık. Renkli yün kilim. (Güllüce Gümüşhanacıköy Amasya). İnce dokunmuş kilim. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Tava kulpunu tava sahanına tutturan çivi. (Aksaray Niğde). Kulpu bakır helkeye bağlayan düzen. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

ÇARPANA

Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).

GABGAÇAK

Tencere, sahan ve benzerleri mutfak eşyası.

DİPLİK

Hayvanın yularının başlık kısmına bağlanan uzunca ip. Dibi eskiyen kapların dibine geçirilen parça. Bir makine ve eşyanın bir yere tutturulacak alt kısmı. Ağaç testilerin, küleklerin dibine geçirilen ağaçtan, çam kabuğundan yapılmış altlık. Masada tencere, sahan, servis tabağının, altına konulan çavdar sapından, tahtadan ve madenden yapılmış altlık, nihale. Öküz ve at arabalarının arka kapağı. Sargan balığı tutmak için kullanılan birbirine ekli üç parça çubuğun ilk kalınca parçası. Oyuncuların gerisinde, son derece büyültülmüş fotoğraflardan ya da resimlerden oluşan bezem. Araba sandığının arka kapağı. (Ortayazı Senirkent Isparta).

BEDNUS

Tepsi, büyük sahan. Horuz.

ÇENTE

Çanta: Çocuğa çente aldım. Çinko sahan. Asker arkadaşı: Ne o çente nerden geliyorsun. İçine öteberi koymaya yarayan kıldan dokuma çanta. Çanta. Çoban sırt azık torbası. (Üreyil Çankaya Ankara).

TAVA

Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

GAPGACAK

Tencere, sahan ve benzerleri mutfak eşyası.

SAHANLIK

Yapılarda ve bazı taşıtlarda kapı önünde, merdiven başlarında veya dönülen bölümünde bulunan geniş yer. Sahanın aldığı miktarda olan.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ÇEKİLEK

Kısa: Bizim çocuğun boyu sizinkinden azcık çekilek. Küçük: Bu sahan şundan çekilek.

GABGACAK

Tencere, sahan ve benzerleri mutfak eşyası.

ÇENDEK

İnsan veya hayvan ölüsü. Çözülmesi güç olan düğüm. Bakır sahan ve bıçağın ağzındaki tırtıklar. Yüzü çiçek bozuğu, çopur olan kişi. Ağaçta, balta ile yapılan kesik. Üzerinde odunları kırmak için kullanılan ağaç parçası.

BİSİDİĞANI

Kulplu sahan.

HÖBELEN

Bir çeşit mantar. Dikdörtgen biçimindeki yemek sahanı. Boyu, eninden uzun olan sahne.

ARIZMA

Küçük sahan.

GİLDAN

Küçük sahan. Maşrapa. Bilye. Tırtıl büyüklüğünde, gövdesi sert ve kaygan küçük bir kurt. Şamdan.

BADNUS

Tepsi, büyük sahan.

GAPKACAK

Tencere, sahan ve benzerleri mutfak eşyası.