Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sabır" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sabır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sabır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sabır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SABIR
Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
HASABIR
Mısır ve fasulye karışımı undan yapılan ekmek.
SARISABIR
Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi, azvay (Aloe vera). Bu bitkinin etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımtırak esmer renkli, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir madde.
Bu bölümde tanımı içerisinde SABIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SABIRSIZ
Sabır göstermeyen, sabrı olmayan. Aceleci.
SABIRSIZLIK
Sabır göstermeme, sabırlı davranmama, sabırsız olma durumu.
AZVAY
Sarısabır.
TAŞMAK
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.
SABIRLA
Sabrederek, sabır göstererek.
SABIRLI
Sabır gösteren, katlanan, sabreden.
KURTLANMAK
İçinde ya da üzerinde kurt üremek. Rahat oturmayıp telaş ve sabırsızlık göstermek. Bir yerde çok oturmaktan bıkarak gezme gereği duymak. Sürekli kımıldanmak.
SABIRSIZLANMA
Sabırsızlanmak işi.
DAYANÇ
Sabır. Dayanak.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
PATLAMAK
Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek. Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak. Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek. Yarılmak. Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek. Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek. Yırtılıp açılmak. Aşırı tepki göstermek. Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek. Ansızın bir gürültü duyulmak.
AZCANLI
Aceleci, sabırsız.
DERYADİL
Her şeyi hoş gören, çok sabırlı.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
ÇIDAM
Sabır.
SABUR
Çok sabırlı.
SABRETMEK
Sabır göstermek, sabırlı davranmak.
MARATON
42,195 metrelik en uzun yol koşusu. Sabır gerektiren uzun iş.
SABIRSIZLANIŞ
Sabırsızlanma işi.
SABIRSIZLANMAK
Sabırlı davranmamak, sabır göstermemek.