Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sab" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sab ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sab olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İKTİSAB
GASSAB
HİSAB, KASAB, SÜSAB
ESAB
SAB
SAB
Sap. Sahip. İye, sahip.
İKTİSAB
kazanma.
HİSAB
Hesap.
SÜSAB
Susama.
KASAB
Kasap.
ESAB
Arapça kökenli eshâb: eshap; peygamberi görenler.
GASSAB
Arapça kökenli kassâb: kasap.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORDRO
Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
ÇATLATMAK
Çatlak duruma getirmek. Sabrını taşırmak. Çatlamasına yol açmak. Aklını kaçırmak.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
BALTALAYICI
Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
ASABİYECİLİK
Asabiyeci olma durumu.
AZVAY
Sarısabır.
BALTALAMAK
Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).
ALELHESAP
Hesaba sayarak.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
ALESSABAH
Sabah erkenden.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ÇAKILI
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
BADISABA
Sabah yeli.