SAAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saat" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. saat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SAATKÖSTEĞİ

9 harfli kelimeler

SAATAĞACI, SAATÇİLİK, SAATLERCE

8 harfli kelimeler

SAATİNDE

7 harfli kelimeler

SAATKÖY, SAATLIK, SAATLİK

6 harfli kelimeler

SAATÇİ, SAATLI, SAATLİ

4 harfli kelimeler

SAAT

Bazı kelimelerin anlamları

SAAT

Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet. Vakit, zaman. Sayaç. Bir işin yapıldığı belli bir zaman.

SAATLİK

Belli bir saat süresince yapılmış olan veya olan.

SAATLERCE

Uzun süre.

SAATLİ

Saati olan, saati bulunan.

SAATÇİLİK

Saatçinin işi.

SAATAĞACI

Edirne kenti, Meriç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAATKÖY

Rize şehri, Fındıklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAATÇİ

Saat yapan, onaran veya satan kimse.

SAATLIK

Saatlik.

SAATLI

Yozgat kenti, Şefaatli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAATİNDE

Önceden belirlenen, düşünülen vakitte.

SAATKÖSTEĞİ

Bir dikiş türü. (Uluğbey Senirkent Isparta).

  -   -   -  

Anlamında SAAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GECELEMEK

Geceyi bir yerde geçirmek. Gecenin geç saatlerine kadar bir şeyle uğraşmak.

ERKENCİ

Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).

DAKİKA

Bir saatlik zamanın altmışta biri. Bir derecenin altmışta biri. An, zaman.

DERSLİK

Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.

GONK

Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

GECE

Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

AKŞAMCI

Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

GUGUKLU

Guguklu saat.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

AKŞAMLEYİN

Akşam. Akşam saatlerinde, akşam olduğunda, akşam saati, akşam vakti.

GECECİ

Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.

AYAR

Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

ERKEN

Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

GEÇÇE

Biraz geç olarak, geç saatlere yakın.

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.