Kelimeler arşivi içinde; başında "redi" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. redi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu redi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde redi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
REDİSTRİBÜSYON
REDİSLOKASYON
REDİNGOTLU
REDİFLER, REDİNGOT
REDİF
REDİ
REDİ
Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen, ara konak içerisindeki digenetik trematod larvası. Ara konak içerisindeki Digenea larvası. Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen larval digenetik trematod.
REDİFLER
Düzce şehrinde, Yığılca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
REDİF
Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek. Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REDİNGOT
Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmî erkek ceketi.
REDİSTRİBÜSYON
Yeniden dağılım.
REDİNGOTLU
Redingot giymiş olan.
REDİSLOKASYON
Bir organ veya parçanın normal durumuna gelişinden sonra yeniden yerinden kayma veya çıkma göstermesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde REDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVROLUNMAK
Devredilmek.
CİRO
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.
İTİBAR
Saygınlık. Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.
BİLİNEMEZCİ
Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ÇITIRBOM
Türedi, ehliyetsiz.
DENKLİK
Denk olma durumu, eşitlik, müsavat, akreditasyon.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
DARVİNCİLİK
Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini -ileri süren- görüş. Gerçek bilim otoriteleri tarafından itibar edilmeyen görüş.
GEÇGEÇ
Seyredilecek uygun bir program aramak amacıyla televizyon kanallarını tarama.
GÜVENİLİRLİK
Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AKREDİTİF
Güven yazısı. Kredi mektubu.
FİNANSMAN
Bir girişime işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken para ve krediyi sağlama işi.
BİLİNEMEZCİLİK
Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.
İTİBARLI
İtibarı, değeri olan, saygın. Gözde olan, önemli sayılan. Kredisi olan.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
GARANTÖR
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.