Kelimeler arşivi içinde; başında "prizma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. prizma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu prizma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde prizma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PRİZMA
PRİZMA
Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
Bu bölümde tanımı içerisinde PRİZMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PERİYAKTOY
Antik Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üç yüzlü prizmalara verilen ad. Bunların her yüzüne resimler yapılırdı, öbür yüzü döndürülüp dekor değişimi sağlanırdı. Bunun için de büyüklü küçüklü altı yedi periyaktoy kullanılırdı, bak. telari, biçme pano. Eski Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üçgenler. Bunların iç yüzüne bakan başka resimler yapılıp sahne değişimleri sağlanırdı. "Skene" üzerinde altı "peryaktoy" a kadar kullanılırdı, (bk. telari.).
MARTENSİT
Su verme işlemi sonucu, kesmeli dönüşüm yoluyla oluşup, dördül prizma kristal biçimli, karbonun demir içindeki aşırı doygun çözeltisi olan, çok sert ve gevrek faz.
ŞELİT
Yaramaz, çok devingen. Mineral. (CaWO4; metalimsi olmayan parıltı, ak, sarı, kahverengi, yeşil; çizgi ak; sertlik 4. özgül ağırlık 5.9-6.1; kareprizma. Önemli volfram filizi.).
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.
MİKROLİT
Bazı taşların yapısında bulunan, prizma biçiminde ve mikroskopla görülebilen billurlar.
SPEKTRUM
Çeşitlilik. Beyaz ışığın yaydığı ışınların bir prizmadan geçirilmesi ile elde edilen bütün renk ve dalga boylarını içeren çizgiler.
MENŞUR
Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş. Prizma. Padişah tarafından verilen vezirlik ve benzerleri bir unvanı gösteren bir ferman türü. Tanınmış, ünlü. İsim yapmış, tanınmış. Meşhur. Arapça kökenli meşhur: Tanınmış, ünlü. Genellikle serdarlık, Kırım hanlığı, vezirlik, kazaskerlik, Eflak ve Buğdan voyvodalığı ve valilik gibi yüksek orunlara atananlar için çıkarılan padişah buyruğu. Dağıtılmış, yayılmış, neşrolunmuş. Eskiden padişahların verdiği vezirlik.
STEREOSİLYUM
Çok uzun, ünit zar biçiminde ve bazal cisimcik taşımadıklarından silyumdan çok mikrovillusa benzeyen hareketsiz sitoplazma çıkıntıları. Organizmada duktus epididimis kanalını çevreleyen yüksek prizmatik epitel hücrelerinin uçlarında yer alırlar.
SEKİZYÜZLÜ
Sekiz yüzü olan çok yüzlü. Sekizyüzlü prizma.
DÜZDİŞ
Dikdörtgen ya da kare prizma biçiminde yapılmış diş.
BİÇME
Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.
KÜP
Su, pekmez, yağ ve benzerleri sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kap. Sarhoş. Birbirine eşit karelerden oluşan altı yüzlü dikdörtgen, mikâp. Bu biçimindeki nesne. Bir cismin hacim hesabında kullanılan ölçü birimi. Bir sayının üçüncü kuvveti: (43)=4x4x4=64.. Saz çalgısının gövde kısmı. Darbuka. Arabaların ön ve arkasında olan iki kalın tahta. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Çalılık. Kesilmiş ağaç. Kısa boylu ağaç. Testi. Uzayda on iki ayrıtının tümü eş uzunlukta, yüzleri birbirine eşleşik dördüller olan altıyüzlü. nin, eş uzunluklu n sayıda kapalı aralığın çarpım kümesinden oluşan altkümesi. Üçboyutlu uzayda, tüm yüzleri kareler olan dik prizma. Adana kenti, Aladağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SPEKTROGRAF
Giriş yarığı, merceği, prizması(veya şebekesi) ve dedektörü (fotoğrafik, termal veya iyonik) olan, spektrumları fotoğraf plağına veya kağıdına kaydeden optik cihaz.
YALAMIK
Cilalı, parlak, ışıldak, düzgün. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Her işe burnunu sokan. Dudakta çıkan yara, uçuk. Aşınmış, bozulmuş; vida yatağı genişlemiş, tutmaz, iş görmez olmuş. Çamın soyulup çıkarılan tabakası. ilkbaharda, çam ağacının budak yerlerinden akan sakızlı su. Kabuğu soyulmadan yapılan kabak tatlısı. Düzgün dörtgen prizma biçiminde, saydam kaya tuzu. Kaygan. Bir tadımlık. Çam ağacının çıralı bölümü. Çam ağacının reçineli bölümü, soymuk.
BENZOKİNON
Mol kütlesi 108,1 g, e.n. 116 °C olan, altın prizma yapılı, suda az eterde çok çözünen bir madde.