Kelimeler arşivi içinde; başında "perdah" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. perdah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu perdah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde perdah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PERDAHLANMAK
PERDAHÇILIK, PERDAHLAMAK, PERDAHLANMA
PERDAHLAMA, PERDAHTLIK
PERDAHSIZ
PERDAHÇI, PERDAHLI
PERDAH
PERDAH
Parlatma, parlaklık verme. Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılmış olan ikinci tıraş.
PERDAHLAMA
Perdahlamak işi.
PERDAHLANMAK
Parlatılmak.
PERDAHLI
Parlatılmış, perdah edilmiş.
PERDAHTLIK
Süpürgecilerin ve saman yastığı dikenlerin kullandığı sicim.
PERDAHÇI
Bazı parlatıcı maddelerle cila yapan kimse. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışan kimse.
PERDAHÇILIK
Perdahçının işi.
PERDAHSIZ
Parlatılmamış, perdahı olmayan.
PERDAHLANMA
Perdahlanmak işi.
PERDAHLAMAK
Aprelemek. Sövmek, küfretmek. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERDAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.
DÜZBASKI
Arabacılıkta, demircilikte demire perdah vermek için kullanılan bir aygıt. (Resim) Düz plak üzerinde basılacak yerlerin asitle duyarlaştırılıp boya emecek hale getirildiği baskı tekniği. Düzbaskıda, derinbaskıda olduğu gibi bir kazıma yoktur. Ya da yüksek-baskıda olduğu gibi basılacak yerlerin bırakılıp basılmayacak yerlerin derinlemesine alınması işlemi yapılmaz. a. bk. derinbaskı, yüksekbaskı. Demir perdah aygıtı. (Yalvaç Isparta).
LABONYA
Yeni yapılan ayakkabıların alt kısımlarına perdah çekmekte kullanılan bir ayakkabıcı aracı.
APRELİ
Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.
ELTAŞI
El değirmeni. Dabağlanmış derileri son olarak perdahlamaya yarayan araç. Beştaş oyunu. Küçük taş parçası.
APRESİZ
Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
RASPA
Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.
AÇKILATMAK
Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇKILANMAK
Açkı yapılmak, perdahlanmak.
TIRAKA
Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.
AÇKILI
Açkı yapılmış, perdahlanmış, perdahlı.
AÇKISIZ
Açkı yapılmamış, perdahlanmamış, perdahsız.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.