Kelimeler arşivi içinde; başında "pens" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. pens ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pens ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pens olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PENS
Giysilerde bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. Pense. Kıskaç biçiminde iğne.
PENSİKLOVİR
Herpesvirüs grubuna etkili, asiklik guanin nükleozit analoğu olan antiviral bir ilaç.
PENSE
Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens.
Bu bölümde tanımı içerisinde PENS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KELPETİN
Kerpeten. Pense.
ÇIĞA
Yumurtasından havyar yapılmış olan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus). Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı.
KLİPS
Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb.
TANALYA
Kunduracı pensesi. (Poyra Eskişehir).
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
ZEREDE
Pense.
KLEMP
Pens.
KISKAÇ
Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.
KELPETÜN
Bir çeşit pense.
GISĞAÇ
Kerpeten, pense ve benzerleri aletler.
BASTA
Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.
SESTONOFAJ
Seston üzerinden beslenen, süspensifaj.
DİSBANSER
Fransızca kökenli dispensaire: dispanser.
BİLROTHPENSİ
Büyük tümörleri tutup kavrayabilmek için kıvrık sivri uçlu, uçları iki veya dört çengelli, sivri uçlu çengellerin karşılaşmasıyla dokulara batırılarak kullanılan pens.