PARTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "parti" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. parti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu parti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde parti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

PARTİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

PARTİLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

PARTİLERÜSTÜ

11 harfli kelimeler

PARTİZANLIK, PARTİSİZLİK, PARTİLEŞMEK

10 harfli kelimeler

PARTİLEŞME, PARTİKÜLLÜ, PARTİCİLİK, PARTİZANCA, PARTİLİLİK

9 harfli kelimeler

PARTİNYUM, PARTİSYON

8 harfli kelimeler

PARTİKÜL, PARTİSİP, PARTİSİZ, PARTİZAN

7 harfli kelimeler

PARTİLİ, PARTİYE, PARTİCİ

5 harfli kelimeler

PARTİ

Bazı kelimelerin anlamları

PARTİ

Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.

PARTİLEŞME

Partileşmek işi.

PARTİLEŞMEK

Parti durumuna gelmek.

PARTİZANCA

Partizana yakışan. (partiza'nca) Partizana yakışır bir biçimde.

PARTİLERÜSTÜ

Siyasi partilerin savunduğu görüş ve düşüncelerin üzerinde ülke gerçeklerine ve çıkarlarına uygun olarak birleştiricilik, uzlaştırıcılık özelliği olan (görüş, konu veya kimse). Düşünceleriyle herhangi bir siyasi partinin görüşlerine bağlı olmayan (kimse). İlke açısından hiçbir siyasi partiye bağlı olmaması gereken (konum).

PARTİLEŞTİRME

Partileştirmek işi.

PARTİLİLİK

Partili olma durumu.

PARTİZANLIK

Partizan olma durumu. Particilik. Partizanca davranma.

PARTİSİZLİK

Partisiz olma durumu.

PARTİNYUM

Tungsten ve aluminyumun bir alaşımı.

PARTİLEŞTİRMEK

Partileşme işini yaptırmak.

PARTİKÜLLÜ

Parçacıklı.

PARTİSİP

Sıfat-fiil.

PARTİKÜL

Parçacık.

PARTİCİLİK

Bir partiden yana olma, fırkacılık, partizanlık.

PARTİSYON

Bir orkestra eserinde bölümlerin bütününü içine alan nota defteri.

  -   -   -  

Anlamında PARTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PARTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PARÇACIK

Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

KANAT

Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

NAZİZM

Almanya'da 1930'lu yıllarda Hitler tarafından kurulan Nasyonal Sosyalist Partisinin, Alman ırkının üstünlüğünü savunan politikası, Hitlercilik.

DELEGE

Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.

FIRKACILIK

Particilik.

LİBERAL

Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.

OY

Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey. Bu tercihi belirten işaret, söz veya yazı. Seçimlerde kişinin herhangi bir aday veya partiye ait yaptığı tercih. Çeşitli duyguları anlatmak için kullanılan bir seslenme sözü.

FAŞİZM

İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen. Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti.

EŞLİK

Eş olma durumu. Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

FRAKSİYON

Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.

FIRKA

İnsan topluluğu. Tümen. Parti.

LİDER

Önder, şef. Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı. Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse.

FIRKACI

Parti üyesi. Partici.

DUYGUDAŞ

Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.

FLÖRT

Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek.

KAMA

Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.

MUHALEFET

Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.