Kelimeler arşivi içinde; başında "park" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. park ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu park ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde park olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PARKİNSONİZM
PARKELETMEK
PARKOMETRE, PARKECİLİK, PARKELEMEK, PARKELETME, PARKERLEME
PARKMETRE, PARKÇILIK, PARKELEME
PARKMAK, PARKECİ
PARKUR, PARKÇI, PARKAÇ
PARKE, PARKA
PARK
PARK
Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.
PARKÇILIK
Parkçının işi.
PARKMAK
Bırakmak.
PARKELEME
Parkelemek işi.
PARKELEMEK
Parke ile döşemek.
PARKECİ
Parke yapan, satan veya döşeyen kimse.
PARKECİLİK
Parkeci olma durumu. Parkecinin işi veya mesleği.
PARKÇI
Parkı işleten kimse.
PARKERLEME
Asit mangan ya da çinko fosfat çözeltici içinde ısıtarak, çelik yüzeyleri, bir fosfat örtüyle örtmeğe dayanan özel bir süreç.
PARKELETME
Parkeletmek işi.
PARKAÇ
Bakraç.
PARKELETMEK
Parke ile döşetmek.
PARKOMETRE
Parkmetre.
PARKUR
Binicilik, bisiklet, atletizm, yürüyüş vb. sporların yapıldığı özel yol. Gezi ve yürüyüş yapılmış olan özel yol.
PARKMETRE
Paralı park yerlerinde aracın kaldığı süreyi belirleyen saat, park sayacı, park saati, parkometre.
PARKİNSONİZM
Parkinson hastalığı için karakteristik olan, istirahat hâlinde iken kasların sertlik, zayıflık ve titremeleri ile görülen arazlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde PARK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARBORETUM
Ağaç parkı.
GARDENPARTİ
Bir bahçede veya parkta yapılmış olan yemekli şölen.
KARAÇAYIR
Buğdaygillerden, çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi (Lolium).
OTOPARKÇILIK
Otopark işletmeciliği.
OTOPARKÇI
Otopark işleten kimse.
KEPAZE
Niteliksiz, değersiz. Talim yaparken kullanılan gevşek ok yayı. Utanmaz, rezil. Gülünç.
FELİKS
Palmiye yaprağına benzeyen, park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki (Phoenix canariersis).
HAVAALANI
İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.
MOTEL
Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek kara yolları üzerinde yapılmış otel.
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
İŞLEV
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.
BANK
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
KARAR
Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
KOLLUK
Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.
DEĞNEKÇİ
Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya. Şehir düzeni ile ilgili görevli. Parklarda düzeni sağlamaya çalışan kimse.
KOLAYCI
Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse).
ÇEKİCİ
Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.
ÇEKME
Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
HALKACI
Halka yapan ya da satan kimse. Lunaparklarda şişe, sigara vb. nesnelere halka geçirmek yoluyla oyun oynatan kimse.
OTOPARK
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer, park yeri, park.