Sonu PACA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "paca" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu paca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında paca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde paca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PACA

Avlu duvarlarında, öteberi koymak için açılan büyük ve önü açık delik. Baca. Pencere, tavan penceresi. Duvar içindeki kapaksız dolap. Baca, karşılığı peci, puvara.

SAPACA

Denizli ilinde, Honaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum şehri, Uzundere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ili, Tosya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GAPACA

Bakır kapların üzerine kapatılan geçmeli kapak. (Kandilli Bozüyük Bilecik).

HOPPACA

Hoppa gibi. (hoppa'ca) Hoppaya yaraşır bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında PACA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

VADETMEK

Bir işi yerine getireceğine söz vermek. Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

SERBEST

Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

UYANIK

Uyumamış, bidar. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Uykudan uyanmış.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

KÖTÜLÜKÇÜ

Her türlü kötülüğü yapacak ahlakta olan, şerir.

BAKAKALMAK

Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak.

HOPPALIK

Hoppa olma durumu. Hoppaca davranış.

YEMİNLİ

Açıklamasını yemin ederek yapan. Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse. Bazı mesleklerde işini doğru yapacağına dair noter veya odalardan onay almış olan (kimse).

ŞAŞKIN

Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş. Akılsız, sersem, budala.

SÖZ

Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

ÇIRPINMAK

Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.

DONAKALMAK

Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.

SENDELEMEK

Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak. Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.

YALPALAMAK

Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

PARLAK

Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

DİKGEN

Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.