Kelimeler arşivi içinde; başında "onarı" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. onarı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu onarı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onarı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONARIKLAMAK, ONARIMCILIK
ONARICILIK
ONARILMAK
ONARILMA, ONARIMCI
ONARICI
ONARIK, ONARIM
ONARI
ONARI
Bir şeyin önden görünüşü, yüzü. Sivas ili, Akıncılar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ONARIKLAMAK
Düzeltmek, bakımını yapmak.
ONARILMA
Onarılmak işi.
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.
ONARIMCI
Onarma işini yapan kimse, tamirci.
ONARICILIK
Onarıcı olma durumu.
ONARIMCILIK
Bozulmuş olan nesneleri onarıp yararlı bir duruma getirme, tamircilik.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
ONARILMAK
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.
ONARIK
Düzeltilmiş, bakımlı : Çok onarık bağ.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
GARAJ
Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık. Toplu taşıma ve nakliye araçlarına hareket ve varış noktası olarak belediyelerce ayrılan yer. Otomobillerin bakım ve onarımının yapıldığı yer.
RADYOCU
Radyo yapan, onaran veya satan kimse. Radyo yapılmış olan veya onarılan yer. Radyoda görevli kimse.
ŞEHREMİNİ
Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse. Şehremanetinin başında bulunan kimse, belediye başkanı.
KADEME
Aşama, basamak, derece. Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim, bakımevi.
MİMARBAŞI
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı.
SERVİS
Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.
ASANSÖRCÜ
Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse.
HURDAHAŞ
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça.
TAMİR
Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.
RÖGAR
Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
HAVUZLANMAK
Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.
RADARCI
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
RESTORE
"Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek" anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
GARAJCI
Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.