Sonu ODALAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "odalar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu odalar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında odalar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde odalar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ODALAR

Üyelerinin ortak mesleki gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak ve mesleğin toplumsal çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven ortamını oluşturmak, kuruluş yasasında ve mevzuatında yer alan görevleri yerine getirmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulan meslek kuruluşları. Kars ili, Karakurt nahiyesine bağlı bir bölge.

YENİODALAR

İstanbul'da Aksaray'daki yeniçeri kışlaları.

  -   -   -  

Anlamında ODALAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ODALAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEREK

Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç. İnce uzun, yuvarlak sırık, dilme. Çatılarda kullanılan ağaç. Taze çam fidanı. Ağaçlar dizilip üzerine toprak doldurularak yapılan döşeme: Bizim cerek çöktü, tazelenecek. Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzunluk. Eşini kaybetmiş kekliğin feryadı. Kaburga kemiği: Damda geçi yayılır - cerekleri sayılır - Dama çıkma Fadimem - Seni gören bayılır. Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Kesilmiş, budanmış ince ağaç, sırık. Çatıların kapatılmasında kullanılan ince, uzun sırık. Üzerine çarşaf, havlu ve benzerleri eşya atılan ağaç. Evin tavanına atılan ince uzun ağaç, kiriş (Kaman). Halk dilinde Tuzlanmış pastırmalık etlerin yıkama işleminden sonra kurutulması amacıyla asıldıkları ahşap veya madeni askı. Mutfak ve odaların yüksekçe bir kesimine üzerine eşya asmak için çakılan bilek kalınlığında uzun bir çıta. (Salman Akkuş Ordu).

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ATANAK

Çocukların kuş vurdukları sapan. Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç. Ağaç ve ot kökü.

IŞIKKESEN

Karanlık odalara girip çıkarken bu yerlere ışık sızmasını önleyen düzen.

CİNLİK

Eski odalarda misafirlerin heybelerini koymak için yapılan dolap.

SALAMANDRA

Semender. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.

CEĞET

Sonbaharda ekilen bitkilerin taze filizleri. Yiğit: İr ceğet kılar gıyrat. Sokak. Ceket. Dar, ıssız sokak. Evlerde odaları ikiye ayıran 70-80 cm. yüksekliğinde ağaçtan parmaklık.

ATLIK

Köy odalarının yanında konuk atlarının bağlandığı ahır, tavla. Boyundurukta öküzün boynunun altına gelen ağaç.

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

KAT

Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Makam, mevki. Giyeceklerde takım. Katman. Ön, yan. Apartman dairesi. Sonuca bağlama, bitirme. Kesme. Kesme, kesilme. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Kez, defa, misil. İlgiyi kesme. Huzur. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Tekrarlanan bir sayının toplamı.

KORİDOR

Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek. İki devlet arasındaki dar toprak parçası.

ATLIH

Çok dayansın diye çorapların altlarına dikilen bez, örülen örgü. Köy odalarının yanında konuk atlarının bağlandığı ahır, tavla.

ŞÖMİNE

Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak.

KABARA

Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi.

DOMUZELİNİNKÖRÜ

Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.

ÇEMEK

Öğendirenin ucundaki demir sıyırgı. Yer odalarındaki camsız pencere. Çok konuşan, geveze. Zıpkın. Çekmek.

PEÇ

Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılmış olan fırın tarzı ocak.

BENZEŞEN

Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

AKAKDAMI

İki katlı evlerde, odaların önündeki toprak kısım. (Körküler Yalvaç Isparta).

YEMİNLİ

Açıklamasını yemin ederek yapan. Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse. Bazı mesleklerde işini doğru yapacağına dair noter veya odalardan onay almış olan (kimse).