Kelimeler arşivi içinde; sonunda "naşı" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu naşı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında naşı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde naşı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KERVANAŞI
KARINAŞI, OĞLANAŞI
CANAŞI, YANAŞI
NAŞI
NAŞI
Bir işin yabancısı olup o işi beceremeyen. Ve nasıl.
KERVANAŞI
Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.
OĞLANAŞI
Bir çeşit zamk.
CANAŞI
Ölünün ardından, canı için verilen yemek.
YANAŞI
Üçgen biçiminde kesilen hamurla yapılan bir yemek. Bitişik, yanaşık.
KARINAŞI
Ciğerli bulgur pilavı. (Senirkent Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde NAŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIRNAŞIKLIK
Sırnaşık olma durumu. Sırnaşıkça davranış.
SOKULGAN
Kısa sürede insanlarla kaynaşıp dost olabilen, kendini çabucak sevdiren.
SIRNAŞMAK
Sırnaşıkça davranmak.
YALAKA
Dalkavuk. Arsız, sırnaşık.
YANAŞILMA
Yanaşılmak işi.
ÇAPARAZLUH
Sırnaşıklık.
MUACCİZ
Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran. Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse).
ARSIZLIK
Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.
ANAŞ
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Analaşmış, çok yavru doğurmuş, yaşlanmış, kümes hayvanı, kuş ve evcil memeli hayvan. Kurnaz, tecrübeli, bilgili. Sevgi, şefkat bildirir ünlem: Anaşım benim. Sevgi bildirir ünlem.
GIRNAÇ
Sırnaşık kimse: Gırnacın biridir yenilmez, karşısındakini caydırır.
AYNAŞ
Kadının âşığı, hovardası: Anamın aynası değil, babamın oynaşı değil.
ÇOKLU
İçinde birden çok işlev barındıran. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ya da n ikilden (ya da İkili öğeden) oluşan veri birimi. Bir birim olarak işlem gören, genellikle sözcükten daha kısa, ikili damga dizgisi, bk. ikili II, üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili, sekizli. Çok yanaşık çizgilerden oluşan izge çizgisi. Birden fazla unsurdan oluşan, birçok kısımlar gösteren. Birden fazla organı etkileyen, değişik organlarda aynı anda oluşan. Çok şeyi olan, zengin.
SIRNAŞTIRMAK
Sırnaşıklık yapmasına sebep olmak.
YANAŞIKLIK
Yanaşık olma durumu.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
DAKLAŞAK
Sırnaşık.
AVDUK
Şımarık, kendini bilmez, alık, açgözlü. Sırnaşık, kendini bilmez. Çirkin.
AYNAŞIK
Sırnaşık, arsız. Karışık, karmakarışık, dağınık.
OYNAŞLIK
Oynaşın yaptığı iş.
SIRNAŞIKÇA
Sırnaşığa yakışır bir biçimde.