Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nacak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nacak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nacak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nacak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİVRİNACAK
DAYANACAK, DULUNACAK, SARINACAK
ARINACAK
GONACAK, SUNACAK, YONACAK
ONACAK
NACAK
NACAK
Sapı kısa, küçük odun baltası.
SARINACAK
Kuzeybatıdan esen yel.
DAYANACAK
İçi ot dolu yastık, sedirlerdeki arka ve yan yastıkları.
ONACAK
Burdur şehri, Yeşilova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ARINACAK
Yıkanma yeri, gusülhane.
SUNACAK
Ekinleri kağnıya yüklemekte kullanılan ucu çatallı bir araç.
YONACAK
Taşçı kalemi. Nalbant bıçağı. Nalbant aleti.
SİVRİNACAK
Küçük balta. (Akkuş Ordu).
GONACAK
Başta olan kepek. Büyük yapılı ev, konak.
DULUNACAK
Mağrip.
Bu bölümde tanımı içerisinde NACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
GARABET
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
DEĞNEK
Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.
ASKILIK
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.
BİTİŞMEK
Birbirine dokunacak kadar yanaşmak.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
GEZİ
Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Gezilip hava alınacak yer. Gezinti yeri. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Bu kumaştan yapılan.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
DEVŞİRME
Devşirmek işi. Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri Ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. Toplanmış, bir araya getirilmiş. Yeniçeri Ocağına bu yolla alınan çocuk.
GELECEK
Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
GALVANİZ
"Üzeri değerli madenlerle kaplanacak bir bakır levhanın batırıldığı altın, gümüş veya platin banyosu" anlamına gelen galvaniz banyosu birleşik sözünde geçen bir söz.
GARİBE
Şaşılacak şey, yadırganacak şey.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.