Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muhtar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muhtar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında muhtar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muhtar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MUHTAR
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.
FAİLİMUHTAR
Yaptıklarından sorumlu olacak durumda ve yaşta olan (kimse). Başına buyruk.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUHTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERBEZLİK
Büyüklenme: Ağan muhtar olunca yanımıza da gelmeyorsun, nedir sendeki bu gerbezlik.
AYEN
Köy ya da mahalle muhtarı. Dost, arkadaş, yeğen anlamında hitap. Muhtar.
KİRİZ
Kanı karışık, melez. Çok zayıf : Kiriz tazı. Köy muhtarı. Yabanördeği yavrusu. Anası tazı, babası köpek olan yavru. Melez köpek (Çayağzı).
DERİŞTER
Mahalle muhtarı. Para toplayan.
MUHTARLIK
Muhtarın görevi veya makamı. Muhtarın görevini yaptığı yer.
BAĞEVİ
Muhtar odası.
KİZİR
Köy muhtarı yardımcısı. Köy kâhyası. Köy bekçisi.
KARAKÇE
Bir yıllık muhtar ücreti.
KETDA
Köy muhtarı.
HAVVAT
Köy muhtarının yardımcısı.
ÖZERK
Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.
GİZİR
Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Muhtar. Köylerde muhtar yardımcısı. Toprak ürünlerinden alınan vergiyi ölçmek için memurların yanında gezen köy adamı. Köy odası hizmetçisi. Köy bekçisi. Arabozucu. Aracı. Çok gezen kişi. Kısa boylu, cüce. Tütün tohumu. Burulmuş iki, üç yaşındaki tosun. Gezici, çok gezen.
KAHYA
Yufkaları birbirine sararak yapılan bir çeşit fırın böreği. Muhtar. Konak, çiftlik ve benzerleri yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse. Değnekçi. Gerekmediği hâlde başkasının işine karışan kimse. Esnaf kuruluşlarında lonca başkanı. Kethüda. Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.
ÖZGÜR
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.
KOCABAŞI
Köy ihtiyar heyetinin başı, muhtar.
KİNDİR
Pantalon. Köy muhtarı.
KAHDA
Muhtar.
ÖZERKLİK
Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi, otonomluk. Bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyması, yad erklik karşıtı.
EPEK
Arsa: Muhtarın epeği.
KİYA
Muhtar, köy bekçisi, köy kahyası.