Kelimeler arşivi içinde; sonunda "miyo" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu miyo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında miyo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde miyo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MİYO
Kas.
VİRMİYO
Vermiyor.
BANMİYO
Beğenmiyor.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIL
Amaç, erek. Bellek, hafıza. Usul, kaide: Anılı bilinmiyen iş yapılmaz. Ondan, onun için: Annem yolladı da anıl geldim. Yavaş, ağır: Anıl git, yetişemiyorum. Anılmak. Yavaş, ağır. "Adın her zaman anılsın" anlamında kullanılan bir isim. Diyarbakır ilinde, Hani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli ili, Çemişgezek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
NEOJEN
Üçüncü zamanın bölündüğü dört büyük devirden son ikisi olan pliyosen ile miyoseni birden kavrayan sistem. Bu sistemle ilgili.
OLİGOSEN
Üçüncü Çağın miyosen ile eosen arasındaki dönemi.
ANJİYOMİYOM
Anjiyoleyomiyom.
ANMEYON
Söylemiyorum.
SEMİYOLOJİK
Semiyoloji ile ilgili.
BAŞ
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.
AZOTÜRİ
İdrarda fizyolojik sınırların üzerinde üre gibi azot içeren bileşiklerin fazla miktarda bulunması hâli. Felçli miyoglobinüri.
ANJİYOLEYOMİYOM
Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.
ANIN
Onun. Onun için. Onun için, tevekkeli değil: Anın söylenmiyor, meğer küsmüş.
AZZE
Kınama, beğenmeme ifade eden bir ünlem: Azze, sen de hiç iş bilmiyon bacı!. Şerefli, saygıdeğer.
BARAYI
Razı olmak, muvafakat etmek: Gönlüm barayı vermiyor.
BİLMEZCİLİK
Bilmez gibi davranıp başkasının ağzından söz almak için, oyun kişilerinden birinin, bildiği bir şeyi bilmiyormuş gibi göstermesi. Oyundakilerden birinin, bildiği bir şeyi bilmiyormuş gibi davranması. Bilmez gibi davranıp söz almak.
BAŞTAPINCAĞI
Daima başa kakılan, üzüntü veren, yüzkarası olan şey: Bu çocuk benim uyduragetirmem ololduğu için adam hiç istemiyor, benim baştapınacağım bu artık.
MİYOPLUK
Miyop olma durumu.
BEGİLEMEK
Bilmezlikten gelmek, bilmiyor görünmek.
BİLMEYON
Bilmiyorum.
AKTİN
Hücrelerde bulunan küçük küresel (G aktin) protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları ipliksi protein (F aktin). Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri; kasta aktin, tropomiyozin ve troponin ile beraber ince ipliği, miyozin ise kalın ipliği oluşturur. İnce filâmentlerin iki ucunda ipliğin bozulmasını engelleyen Çap Z ve tropomodulin denilen başlık proteinleri bulunur. Hücrelerde bulunan küçük küresel protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları, kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri. Hücrelerde bulunan küçük hücresel (G-aktin) protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları ipliksi protein (F-aktin). Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri. Apikompleksalarda hareket sistemi. Metazoaların kasları. Kas tellerinin kimyasal yapısına giren kasılma yeteneğine sahip bir kas proteini olup miyozinle beraber aktomiyozin halinde bulunur.
ANJİYOMİYOLİPOM
Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.
BİLMEZLENMEK
Bilmiyor gibi görünmek, bilmezlikten gelmek, tecahül etmek.