MEYVE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "meyve" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. meyve ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu meyve ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde meyve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MEYVELENDİRMEK

13 harfli kelimeler

MEYVELENDİRME

11 harfli kelimeler

MEYVELENMEK, MEYVESİZLİK

10 harfli kelimeler

MEYVECİLİK, MEYVELENME

8 harfli kelimeler

MEYVEDAR, MEYVEHOŞ, MEYVELİK, MEYVESİZ

7 harfli kelimeler

MEYVECİ, MEYVELİ

5 harfli kelimeler

MEYVE

Bazı kelimelerin anlamları

MEYVE

Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

MEYVELENDİRME

Meyvelendirmek işi.

MEYVESİZ

Meyve vermeyen. Verimsiz, ortaya eser koymayan. Meyvesi olmayan.

MEYVECİ

Meyve yetiştiren kimse. Meyve satan kimse, yemişçi.

MEYVEHOŞ

Kuru yemiş. Kuru yemiş satılan yer.

MEYVESİZLİK

Meyvesiz olma durumu.

MEYVELENMEK

Meyveli duruma gelmek, meyve vermek.

MEYVECİLİK

Meyve yetiştirme işi. Meyve alıp satma işi.

MEYVELENME

Meyvelenmek işi.

MEYVELENDİRMEK

Meyvelenme işini yaptırmak.

MEYVELİK

Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.

MEYVELİ

Meyvesi olan, meyve veren, yemişli. Yaratıcı olan, olumlu bir şey ortaya koyabilen. Meyve ile yapılmış, içinde meyve bulunan.

MEYVEDAR

Meyveli, meyvesi olan, meyve veren.

  -   -   -  

Anlamında MEYVE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEYVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

CEHRİ

Kök boyasıgillerden, meyve, kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen bir kök (Rhamnus infectorius).

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ANANAS

Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.

BAHÇE

Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

BURUK

Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).

ANTİOKSİDAN

Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.

BAŞAKÇI

Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

BERGAMOT

Turunçgillerden bir ağaç (Citrus bergamia). Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılmış olan ve esans çıkarılan meyvesi.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.

BONBON

Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

BOL

İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

CIRTLAK

Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.