LOT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lot" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. lot ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lot ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LOT

Tutam (II).

LOTARYACILIK

Lotaryacının yaptığı iş.

LOTTİNOPLASTİK

(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.

LOTİK

Dere, çay ve akarsuları içine alan akarsu ortamı. Akarsu.

LOTARYA

Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı.

LOTTİK

Sulu köfte.

LOTUS

Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad.

LOTARYACI

Lotarya yolu ile kazanç sağlayan kimse.

LOTU

Boşboğaz, çok konuşan.

LOTA

Tatlı sularda yaşayan, bir tür gelincik balığı (Lota vulgaris).

LOTİ

Pisboğaz.

  -   -   -  

Anlamında LOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUTAM

Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

DON

Giysi. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot. At kılının rengi. Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.

OZUGA

Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis).

UÇUCU

Uçma yeteneği veya özelliği olan. Pilot. Düşük sıcaklıkta hızla buharlaşma özelliği olan.

KAPTAN

Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.

UÇMAN

Pilot.

RAKUN

Kuzey Amerika'da, ağaçlarda yaşayan, kafası tilkiye benzeyen, uzun kuyruğu alaca halkalı, boyu yaklaşık 90, kuyruğu 30 santimetre olan kürklü hayvan (Procyon lotor).

TAYYARECİ

Pilot.

PAÇALIK

Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü. Gelinin paça günü giydiği giysi. Paça çorbası yapmak için ayrılmış. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç.

PİLOTLUK

Pilotun görevi.

DENİZHIYARLARI

Örnek hayvanı denizhıyarı olan derisi dikenliler sınıfı, holotüritler (Holothurion).

DANABURNU

Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.

DENİZHIYARI

Denizhıyarlarından, boyu santimetre kadar olabilen, yuvarlak ve yumuşak vücutlu, derisi dikenli bir hayvan (Holothurion).

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

DİLOTU

"Çok konuşmak" anlamındaki dilotu yemek deyiminde geçen bir söz.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

NOTAM

Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten.

SELOBANT

Seloteyp.

KOKPİT

Pilot kabini.

SAFRA

Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.