Sonu KIRDAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırdak" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırdak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kırdak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırdak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KURUTAKIRDAK

9 harfli kelimeler

FIŞKIRDAK, CIMKIRDAK, KANKIRDAK

8 harfli kelimeler

TIKIRDAK, FIKIRDAK, TAKIRDAK, ŞAKIRDAK, MIKIRDAK, LAKIRDAK, HAKIRDAK, GAKIRDAK, ÇAKIRDAK, KIKIRDAK, KAKIRDAK

7 harfli kelimeler

AKIRDAK

6 harfli kelimeler

KIRDAK

Bazı kelimelerin anlamları

KIRDAK

Gelin eşyası, çeyiz : Kırdaksız gelin gibi düşünüyor. Kadınların başlarına örttükleri tepelik.

FIŞKIRDAK

Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.

GAKIRDAK

Eritilen kuyruk ve iç yağından kalan posa. Kurutulan etli kemik.

LAKIRDAK

Leyleğin ötüşü.

TAKIRDAK

Eritilen kuyrukyağının arta kalan kızarmış bölümü, kıkırdak. Çok kuru ve sert. Takunya.

HAKIRDAK

Koyun kuyruğu eritildikten sonra kalan posa, kıkırdak.

MIKIRDAK

Karabatak kuşu.

ŞAKIRDAK

Değirmentaşı üstüne konulan tahta. Şen, geveze. Hoppa. Elde oynanan büyük taneli tespih.

FIKIRDAK

Cilveli, oynak (kadın, kız).

TIKIRDAK

Takunya. Bir çeşit yabanördeği. Toprak sürahi. Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. Koyunlara takılan küçük çan.

KAKIRDAK

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.

KURUTAKIRDAK

Ceviz.

KIKIRDAK

Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

CIMKIRDAK

Taze ceviz ağacından yapılan bir çocuk oyuncağı. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).

KANKIRDAK

Zayıf, ince (insan ya da hayvan).

ÇAKIRDAK

Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Ürünleri hayvanlardan korumak için yapılan, rüzgâr etkisiyle dönerken ses çıkaran çark.

  -   -   -  

Anlamında KIRDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKONDROPLAZİ

Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. Kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.

ALKAPTON

Alkalilere ilgi gösteren bir grup madde, homojentisik asit. Alkaptonüri hastalarında idrarda görülür, kemik ve kıkırdak dokusu için zararlıdır.

TUTKAL

Deri, kıkırdak vb. hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. yapıştırmaya yarayan madde.

ALKAPTONÜRİ

İnsan ve orangutanlarda fenilalanin-trozin metabolizmasındaki bozukluktan kaynaklanan, alkapton ve oksidasyon ürünlerinin idrarla atılmaları, idrarın koyu renkli oluşu, eklem yangısı, kıkırdak ve ligamentlerin kahverengi-sarı renkteki görünümüyle belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal hastalık, okronozis.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

AKONDROGENEZİS

Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu.

FIKIRDAKLIK

Fıkırdak olma durumu.

MENİSKÜS

Diz eklemlerinde kemik arasındaki kıkırdak yapıda oluşan yaralanma.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

KEMİRCİK

Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak.

ADENOKONDROM

Bez ve kıkırdak doku elemanlarından oluşan iyicil tümör.

AGREKAN

Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.

OMURGA

Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

AFİNTİ

Oynak, fıkırdak.

KIKIRDAKLI

Yapısında kıkırdak bulunan.

BALIKLAR

Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

JELATİN

Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.

YELLİ

Yeli çok olan, rüzgârlı. Çok yellenen. İşveli, fıkırdak.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

MENİSK

Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek. Bazı eklemlerde kemik arasında bulunan kıkırdak bölüm.