Sonu KIRAÇ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kıraç" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kıraç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kıraç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kıraç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIRAÇ

Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak).

UZUNKIRAÇ

Samsun ilinde, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AKKIRAÇ

Sinop şehrinde, Gerze belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KIRAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GIZGILLI

Kıraç, çabuk kuruyan kumlu toprak.

DAZKIR

Ot bitmeyen, tuzlu, kıraç, kurak, yarı bozkır, yarı çöl özelliği gösteren yer. Saçsız, kel.

KIRAV

Kıraç toprak. Sert, sinirli : Ömer bugün kıravlı. Kırağı.

KIRAÇLAŞMA

Kıraçlaşmak işi.

KIRAÇLAŞMAK

Kıraç duruma gelmek, verimsizleşmek.

YANIK

Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.

GIRAŞ

Kıraç.

DEŞTE

Çekirdekten yetişen filiz, sürgün. Kıraç kavun ve mısır tarlası.

KERER

Verimsiz, kıraç toprak. İn, mağara. Toprak kazılarak yapılan davar ağılı. Erzincan şehri, Doğanbeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehrinde, Şahinbey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KEPİS

Değirmencinin öğüttüğü tahıldan aldığı pay. Verimsiz, kıraç toprak.

KIRATA

Kıraç toprak. Çokluk, kalabalık.

KIRAÇLIK

Kıraç yer.

KIRAN

Kırma işini yapan (kimse). Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıyı, kenar, çevre, uç. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Kıraç toprak.

KIRAVGA

Kıraç toprak.

KANNES

Sert, kıraç yer.

KELEZ

Ayol, hey, yahu*anlamında ünlem. Kertenkele. Hasta, cılız, zayıf. Büyümemiş, gelişmemiş. Bodur ağaç. Şaşkın. Verimsiz, kıraç toprak. Düşkün, zayıf. Gelişmemiş, kurumuş ekin.

GIRAÇ

Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Kıraç.

GELEMGE

Ekine elverişli kıraç tarla. Fundalıklarda açılan tarla.

KEREN

Verimsiz, kıraç toprak. Yapılarda kullanılan büyük ağaç. Ağaç kiriş. Killi toprak. Tavan. (Boğaz Susuz Kars).

DEMİ

Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.