Kelimeler arşivi içinde; başında "küpe" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. küpe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu küpe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küpe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜPERİMLİ, KÜPELMASI, KÜPELİKIZ
KÜPERCİK
KÜPECİK, KÜPEŞTE, KÜPENEZ, KÜPEMEK, KÜPELİK, KÜPELER, KÜPECÜK
KÜPELİ
KÜPEN, KÜPER, KÜPEÇ, KÜPES, KÜPEZ
KÜPE
KÜPE
Kulak memelerine takılan süs eşyası. Bazı hayvanların boyunlarının iki yanından sarkan deri uzantıları.
KÜPER
Bağ, bahçe, tarla gibi şeyleri birbirinden ayıran sınır.
KÜPERCİK
Kulplu, küçük küp.
KÜPELİK
Dalyan direklerini dikerken alt ucun batmasını sağlamak için bağlanan taş veya zincir.
KÜPERİMLİ
Güçlü, kuvvetli, becerikli kişi.
KÜPEÇ
Küçük küp, çömlek, kazan. Çorum kenti, Uğurludağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜPEŞTE
Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.
KÜPENEZ
Şalvarın paça bağı.
KÜPECÜK
Küçük küp, çömlek, kazan.
KÜPEN
Gömlek. Beşiğin içine konulan yatak, şilte.
KÜPELMASI
Küp içinde saklanarak ekşitilen elma.
KÜPECİK
Küçük küp, çömlek, kazan. Küçük testi. Küçükler, gençler (mecazen). Kulplu, küçük küp. İçine domates salçası konulan kulplu seramik kap. (Çaltı Bilecik). Küçük küp. (Gürün Sivas). Kavanoz, ufak küp. Samsun ili, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas ili, Hafik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KÜPEMEK
Doyuncaya kadar yemek.
KÜPELER
Balıkesir şehrinde, Ertuğrul nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÜPELİKIZ
Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜPELİ
Küpe takmış olan. Küpe çiçeği. Küpeye benzer bir deri uzantısı olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHFAZA
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu.
KLİPS
Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb.
DABALAK
Büyük çömlek, küpecik.
ÇİPİ
Küpe.
ÇEVŞEN
Küpenin kulağa takılacak yeri. Yaprağı, sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm.
FİRUZE
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
STER
Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.
BESTİL
Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Pestil, köfter. Pekmezin nişasta ile kaynatılıp, yufka halinde kurutularak, ceviz ile küpe basılmasından elde edilen yiyecek. Pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek, kuru yiyecek.
HIZMA
Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka. Küpe. Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka.
TEKTAŞ
Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe).
KORKULUK
Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık. Bostan korkuluğu. Küpeşte.
TAKIŞTIRMAK
Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.
TAKI
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.
HATMİ
Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis).
PARAPET
Küpeşte.
KUYUMCU
Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
LOMBAR
Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik.
TALAZLIK
Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.
ÇIMARİVA
Savaş gemilerinde tören için askerlerin küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilmesi için verilen komut.