Kelimeler arşivi içinde; sonunda "küllü" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu küllü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında küllü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde küllü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PARTİKÜLLÜ, PEDÜNKÜLLÜ, TEVEKKÜLLÜ
TEMEKÜLLÜ
PÜSKÜLLÜ, TEHKÜLLÜ, TERKÜLLÜ, TEVKÜLLÜ
KAKÜLLÜ, LÖKÜLLÜ, ÖNKÜLLÜ, TEKÜLLÜ
KÜLLÜ
KÜLLÜ
İçinde veya üzerinde kül bulunan.
TEVEKKÜLLÜ
Tevekkülü olan.
KAKÜLLÜ
Kâkülü olan.
TEKÜLLÜ
1.Sevgili. 2.Nişanlı.
ÖNKÜLLÜ
Öğle vakti. O biçimde : Tamam işte önküllü yapçâsın.
PEDÜNKÜLLÜ
Bir sapı olan yüzeyden kabarık, patolojik değişim.
TEMEKÜLLÜ
Temelli, sürekli. Doğma büyüme o bölgede oturan, yerli.
TEVKÜLLÜ
Nişanlı : Ali'nin kızı benim tevküllüm.
PÜSKÜLLÜ
Püskülü olan, püskül takılmış olan.
TERKÜLLÜ
Nişanlı : Mehmet'in kızı Ali'nin oğlunun terküllüsüdür.
PARTİKÜLLÜ
Parçacıklı.
LÖKÜLLÜ
Delik yeri kapatılmış, yamanmış eşya.
TEHKÜLLÜ
Nişanlı : Fatma gel bak, Ayşe'nin tehküllüsü geçiyor.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
AŞER
Küllü su.
PEKTİN
Bitki dokularında bulunan renksiz, metil grubundan madde. Göze zarının peltemsi kabuğu. Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü karbonhidrat karışımı madde.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
KEFİYE
Arapların kullandığı ve omuzları da örten, püsküllü erkek başörtüsü.
REÇİNE
Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
ADSORPSİYON
Moleküllerin katı bir yüzeye yapışması, tek molekül tabakasından oluşan bir yüzey tabakasının oluşması. Atom, iyon veya moleküllerin katı bir yüzeye yapışarak tek moleküllü yeni bir yüzey tabakası oluşturması. Herhangi bir canlının başka bir maddenin belli bir yüzeyine tutunması. Virüs bağlanma proteinlerinin hücrenin zarında bulunan almaca bağlanması. Moleküllerin katı bir faza yapışması. Bir maddenin kendi yüzeyinde moleküller arasında çekiş kuvveti dolayısıyla, gazları, sıvıları veya bir sıvıda çözünmüş maddeleri tutması.
TABLA
Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. Bir şeyin düz ve geniş bölümü. Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılmış olan tepsiye benzer altlık. Küllük.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
AKSEPTÖR
İlaç molekülleriyle dönüşümlü olarak bağlandıkları halde herhangi bir etkiye neden olmayan almaç benzeri büyük moleküllü yapılara verilen ad.
BANKE
İçine reçel, salça, ve benzerleri konan toprak kap. (Küllük Iğdır Kars).
ASETİLKOLİN
Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
SİNEKLİK
Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
AŞKARLAMAK
Kuru sebzeyi küllü su ile haşlamak. Yemeği baharatla terbiye etmek. Derileri tanenli bitkilerle terbiye etmek. Yün, ya da pamuğu, boyamadan önce, kimyasal işlemden geçirmek.
ATKUL
Genç kızların başlarına attıkları etrafı uzun püsküllü, büyük çevre, atkı. Bütün malını harcamış fakir adam.