Kelimeler arşivi içinde; başında "köşe" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. köşe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu köşe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köşe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖŞEGENLEŞTİRME
KÖŞENÇİFTLİĞİ
KÖŞELEMESİYE
KÖŞEYAPRAĞI, KÖŞEGENLEME, KÖŞEKLENMEK, KÖŞEKLETMEK
KÖŞEKLEMEK
KÖŞELEMEK, KÖŞELEMEÇ
KÖŞEYOLU, KÖŞELEME, KÖŞEBENT, KÖŞEBAŞI
KÖŞELEK, KÖŞEGEN, KÖŞELER, KÖŞELİK, KÖŞESİZ
KÖŞELİ, KÖŞEYH
KÖŞEK, KÖŞEN
KÖŞE
KÖŞE
Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.
KÖŞEYOLU
Erzurum ili, Pazaryolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖŞEBENT
Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt. Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri.
KÖŞEGENLEME
Bir dördül dizeyi sonlu sayıda yalın işlem sonucunda bir köşegenel dizey durumuna getirme.
KÖŞEKLEMEK
Deve yavrulamak.
KÖŞELEMESİYE
Köşelemesine, köşesine doğru.
KÖŞEGENLEŞTİRME
Uygun bir dönüşümle, bir dizeyin ana köşegeni dışındaki öğelerini sıfır yapma.
KÖŞEBAŞI
Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer. Önemli makam. Koğuşta baş köşeye oturmaya yetkili olan ağalardan beşine verilen san. Van şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÖŞEKLETMEK
Deveyi yavrulatmak.
KÖŞELEMEK
Köşeye gelecek biçimde koymak.
KÖŞEKLENMEK
Böbürlenmek, kasalmak.
KÖŞELEK
Köşeli.
KÖŞELEME
Köşelemek işi. Köşeye çapraz gelecek bir biçimde.
KÖŞEYAPRAĞI
Bizans, Roman ve öngotik yapılarında sütun altlıklarının köşelerinde görülen yaprak biçiminde kabartmalı süs.
KÖŞENÇİFTLİĞİ
Edirne kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖŞELEMEÇ
Köşelemesine, köşesine doğru.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖŞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
BORİNA
Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.
CAMADAN
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
DİLME
Dilmek işi. Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç.
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
ÇÖKERTME
Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.
BUCAK
Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
DİYAGONAL
Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş. Köşegen.
FIKRA
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Köşe yazısı. Paragraf. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Omur.
BENZERLİK
Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu.
ARP
Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis).
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
BALALAYKA
Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.