Sonu KÖYÜN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "köyün" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu köyün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında köyün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde köyün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÖYÜN

Büyük sepet, küfe.

ERKÖYÜN

Nazlı.

  -   -   -  

Anlamında KÖYÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖYÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖRTGİDEN

Dört taraf: Köyün dört gidenini pırlandım ineği bulamadım.

EĞREK

Dinlenme yeri. Hayvanların toplandığı yer. Hayvanların toplu olarak durdukları su başı. Küçük baş hayvanların gece yattıkları yer, ağıl. Köyün ya da mahallenin meydanlığı. Eğlence yeri. Misafir odası. Akar suların yataklarını meydana getiren girintili çıkıntılı topraklar. Hayvanların yazın öğle sıcağında toplanıp dinlendikleri yer. Sıcak havada hayvanların otlakta serinledikleri, dinlendikleri yer. Otlak, gezinti alanı. Su toplanan yer. Avlağı, sürü hayvanlarının istirahat ettiği yer. Dede Korkut'ta Serek'in kardeşi. Aydın ilinde, İncirliova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

İMECE

Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.

KIRTIL

Ekin bitmeyen kıraç yer. Mısır ekmeği. Taze buğday unundan pişirilmiş ekmeğin içine pekmez ya da şeker katılarak yapılan tatlı. Küme küme, yaylalarda yetişen dikenli tohumu olan, çimene benzer sert ve parlak ot. El değirmeninde çekilmiş buğday. Aşlık. Mülk, toprak. Yayla. Otlak parası, otlakiye : Filan köyün kırtılını ben satın aldım. Kira, vergi : Kırtılı kırk olanın işi bok olur. Çiçek bozuğu yüz. Gelişmesi, büyümesi durmuş ağaç. Baç. İçel şehrinde, Taşucu bucağına bağlı bir bölge.

ORTAMALI

Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz.

SALIM

1.Nezle. 2.Salgın hastalık. Bir köyün ekilmemiş nadasa bırakılmış bölgesi. Yan, bölge. Yaş (hayvanlar için): Teke kaç salımında. Tekelerin dişi keçilerle birleştirilme zamanı. Sonbaharda esen ve sebzeleri kurutan yel. Soğukalgınlığı. Salgın hastalık. Kez. Bir kez pişirmeye yetecek ölçüde (kahve ve benzerleri için). Yıl. Yan. Nezle, salım tutmak. Bir cismin çevresine ışılcIk ya da özdek tanecikleri durumunda erke salması, anlamdaş yayım.

KÖYKENT

Kimi ülkelerde, bir kırsal gelişme yöntemi olarak benimsenen ve kırsal yerleşme birimlerini, yalnız köyün görevlerini daha iyi görebilecek duruma getirmeyi değil, kentsel ve yeğnil işleyimsel işlevlerle de donatmayı, böylelikle kırsal alanda bir canlanma ve kalkınma yaratarak kentlere olan akınları azaltmayı amaçlayan bir yerleşim örneği, önerisi. bk. özekköy, tarımkenti. Ülkemizde, 1970' li yılların başında CHP tarafından kamuoyuna sunulan bir kırsal gelişme yöntemi önerisi.

GALMAĞAL

Kavga: Köyün içinde gene ne galmağal var.

PAZARYERİ

Bir köyün, kasabanın ya da kentin özeğinde, ürünlerin getirilip satıldığı, haftanın bir ya da birkaç gününde ya da sürekli olarak kurulu ve açık bulundurulan alım satım yeri. Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.

BALTALIK

Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.

CICCI

Düğün evine gelinin köyünden giden düğüncüler.

BEĞLİK

Askerlere verilen küçük kilim. Herkesin kullandığı, basma kalıp, beylik. Devlete ait olan, beylik. Köyün zenginlerine, ileri gelenlerine ait olan: Beğlik ambar. Bedava. Saç örgüsü. Küçük devlet başkanlığı.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

HALAKA

Çevre, dolay. Köy meydanı. Ev önlerinde sebze yetiştirilen birkaç evleklik ufak sebzelik. Hayvan sağma yeri. Köyün oyun meydanı: Çocuklar halakada oynuyor. Sokak. Mahalle.

MAHALLE

Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri. Bu parçalarda oturan insanlarn tamamı.

DÖR

Köyün dışında koyun sağılan düzlük yer. Eski evlerde büyük odanın oturulan kısmı. Konuk odası.

KEVŞEN

Sınır, çevre : Bizim bağ köyün kevşenindedir. Yaylak, koru.

GAYBETLİ

Değerli, herkes tarafından sevilen (kimse için): Bizim köyün bekçisi gaybetlidir.

KOYLUK

Köyün olduğu yer.

ÇITILTI

Hafif bir ses: Köyün içinde gene bir çıtıltı goptu.