Kelimeler arşivi içinde; sonunda "köklen" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu köklen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında köklen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde köklen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖKLEN
KÖKLEN
Sinop ili, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PÜRÇÜKLENMEK
Dokuma eşyalar eskiyerek, örselenerek kenarları tel tel olmak. Bazı bitkiler tel tel köklenmeye başlamak.
DALDURMAK
Dalmak. Bir dalı kökünden koparmadan orta kısmını toprağa gömerek köklendirmek.
PENÇELENMEK
Kök salmak, köklenmek.
ÖKÇELEMEK
Asma dalını köklendirmek için kökünden koparmadan yere gömmek. İzlemek : Arkasını bırakma ökçele. Binici, ayağının ökçesiyle atın karnına vurmak. Ayakkabının tabanını yükseltmek. Ökçe ile tepmek, vurmak.
GÖLÜMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak.
KÖKLENİŞ
Köklenme işi.
KÖKLEZ
Toprağa gömülen köksüz bağ çubuklarının bir yıl sonra köklenmiş durumda olanı.
KÖKLENDİRME
Köklendirmek işi.
KIZDIRMA
Kızdırmak işi. Yüksek vücut ısısı, ateş. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma.
KÖKLENME
Köklenmek işi.
PICİKLEMEK
Köklenmek, kök vermek : Bu sene diktiğimiz kavaklar pıciklemiş.
GÖLEMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.
KÖKLENDİRİŞ
Köklendirme işi.
KÖCEKLENMEK
Sonbaharda ekilen buğday iyice köklenmek.
AÇINTI
Orman içinde veya fundalıkta yakılarak, köklenerek açılan tarla.
MIRZI
Köklenmiş üzüm çubuğu.
DALDIRMA
Daldırmak işi. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap. Bu yolla daldırılan dal.
HEYREK
Bağ çubuğunu kökünden koparmaksızın orta yerinden toprağa gömerek köklendirme usulü, daldırma. Dilmeler üzerine kaldırılan üzüm çubukları. Fidanların düzgün yetişmesini sağlamak için diplerine çakılan kazık. Zayıf, cılız. Anormal şekilde büyüyen hayvan.
KÖKLEMEK
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.