Kelimeler arşivi içinde; başında "köklen" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. köklen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu köklen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köklen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖKLENDİRMEK
KÖKLENDİRİŞ, KÖKLENDİRME
KÖKLENMEK
KÖKLENİŞ, KÖKLENME
KÖKLEN
KÖKLEN
Sinop ili, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖKLENME
Köklenmek işi.
KÖKLENDİRME
Köklendirmek işi.
KÖKLENİŞ
Köklenme işi.
KÖKLENDİRMEK
Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. Kök vermesini sağlamak.
KÖKLENMEK
Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek.
KÖKLENDİRİŞ
Köklendirme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALDIRMA
Daldırmak işi. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap. Bu yolla daldırılan dal.
KIZDIRMA
Kızdırmak işi. Yüksek vücut ısısı, ateş. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma.
ÖKÇELEMEK
Asma dalını köklendirmek için kökünden koparmadan yere gömmek. İzlemek : Arkasını bırakma ökçele. Binici, ayağının ökçesiyle atın karnına vurmak. Ayakkabının tabanını yükseltmek. Ökçe ile tepmek, vurmak.
PÜRÇÜKLENMEK
Dokuma eşyalar eskiyerek, örselenerek kenarları tel tel olmak. Bazı bitkiler tel tel köklenmeye başlamak.
HEYREK
Bağ çubuğunu kökünden koparmaksızın orta yerinden toprağa gömerek köklendirme usulü, daldırma. Dilmeler üzerine kaldırılan üzüm çubukları. Fidanların düzgün yetişmesini sağlamak için diplerine çakılan kazık. Zayıf, cılız. Anormal şekilde büyüyen hayvan.
MIRZI
Köklenmiş üzüm çubuğu.
DALDURMAK
Dalmak. Bir dalı kökünden koparmadan orta kısmını toprağa gömerek köklendirmek.
PENÇELENMEK
Kök salmak, köklenmek.
KÖCEKLENMEK
Sonbaharda ekilen buğday iyice köklenmek.
PICİKLEMEK
Köklenmek, kök vermek : Bu sene diktiğimiz kavaklar pıciklemiş.
GÖLÜMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak.
KÖKLEZ
Toprağa gömülen köksüz bağ çubuklarının bir yıl sonra köklenmiş durumda olanı.
AÇINTI
Orman içinde veya fundalıkta yakılarak, köklenerek açılan tarla.
GÖLEMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.
KÖKLEMEK
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.