Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kuzu" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kuzu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kuzu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kuzu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ADALIKUZU, SEYDİKUZU
AKÇAKUZU, ELMAKUZU, KARAKUZU
ALAKUZU, KOÇKUZU
KUZU
KUZU
Koyun yavrusu. Deneyimsiz, toy kimse. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.
AKÇAKUZU
Bayburt kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ELMAKUZU
İçel ilinde, Bozyazı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ALAKUZU
Hatay ilinde, Reyhanlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KOÇKUZU
Kırlarda toprak altında yetişen, ceviz büyüklüğünde, siyah kabuklu, yenilen bir kök.
KARAKUZU
Çankırı şehri, Bayramören belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Aliağa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Boztepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEYDİKUZU
Kütahya kenti, Domaniç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ADALIKUZU
Ankara şehrinde, Güdül belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUZU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKTİ
Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
DOKSANINCI
Doksanın sıra sıfatı, sırada seksen dokuzuncudan sonra gelen.
DOKUZAR
Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan.
BİNİNCİ
Bin sayısının sıra sıfatı, sırada dokuz yüz doksan dokuzuncudan sonra gelen.
ÇULLAMA
Çullamak işi. Tavşan ve kuzu eti ile kızartılmış hamur yemeği.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
EMLİK
Emme döneminde olan çocuk. Zamanından daha geç doğan kuzu veya oğlak.
KAPAMA
Kapamak işi. Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği. Üst baş, giyecek takımı. Metres.
ASTRAGAN
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.
ALTMIŞINCI
Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.
ELLİNCİ
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen.
EKŞİKULAK
Kuzukulağı.
EMİŞMEK
Karşılıklı olarak emmek. Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek.
DOKUZUNCULUK
Dokuzuncu olma durumu.
ÇİTEN
Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.
BAŞÇI
İşçi başı. Çiğ veya pişmiş koyun, kuzu, sığır başı satan kimse.
EYLÜL
Yılın dokuzuncu ayı.
BAĞAN
Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.
KAÇINTI
Erken doğan kuzu. Sızıntı, kaçak.