KOPRO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kopro" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kopro ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kopro ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kopro olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KOPROSTANOL

9 harfli kelimeler

KOPRODEUM, KOPROLOJİ, KOPROZOİK

8 harfli kelimeler

KOPROFAJ, KOPROZOA

5 harfli kelimeler

KOPRO

Bazı kelimelerin anlamları

KOPRO

Dışkıyla atılan madde.

KOPROZOA

Bağırsakta yaşamayan, ancak vücut dışındaki dışkıda bulunan protozoonlar.

KOPROSTANOL

Bağırsaklarda kolesterolün yapısındaki çift bağın bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan dışkıyla atılan sterol.

KOPROZOİK

Bazı bir hücrelilerde olduğu gibi dışkı içinde yaşama. Bazı bir hücrelilerde olduğu gibi dışkı içerisinde yaşama. Dışkıda yaşayan, dışkıda bulunan.

KOPROFAJ

Dışkı üzerinden beslenen.

KOPROLOJİ

Parazitolojide dışkının parazitlerin tanısı amacıyla değişik tekniklerle incelenmesi işlemlerine verilen genel ad.

KOPRODEUM

Kanatlılarda kloakanın kalın bağırsakla birleşen ön kısmındaki dışkı yolu.

  -   -   -  

Anlamında KOPRO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOPRO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GLİKOPROTEİNOZİS

Glikoproteinlerin, karbonhidrat bileşenlerindeki bozuklukla belirgin bir grup kalıtsal depo hastalığı.

LAMİNİN

Bazal laminanın yapısında bulunan, çeşitli hücreler tarafından sentezlenen, büyük, kompleks bir glikoprotein.

FİBRONEKTİN

Birçok hayvan hücrelerinde plazma zarının dış yüzeyinde bulunan, hücre ile zemin arasındaki etkileşimlerde rol oynayan bir glikoprotein. Plazma ve hücre yüzeylerinde bulunan, Gram pozitif bakterilerin makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştıran bir protein. Hücresel yapışma etkileşimlerine aracılık eden, hücre yüzey proteini biçiminde bulunan, kan pulcuklarının kümelenmesinde rol alan ve opsonin gibi etki eden plazmada dolaşan yapışma glikoproteinlerinden biri. Aynı zamanda Gram pozitif bakterilere bağlanarak makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştırır.

İNTERFERON

Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi. Virüslere ya da nükleik asitlere karşı fibroblastlar tarafından oluşturulan interferon alfa (IFN alfa) ve interferon beta (IFN beta), lenfositler tarafından salgılanan interferon gama (IFN gama) gibi maddeler. IFN alfa ve IFN beta günümüzde kanser hücrelerinin büyümesine karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. Başta viral enfeksiyon olmak üzere ve diğer mikroorganizmalara cevap olarak konak hücreleri tarafından salınan, bağışıklığın düzenlenmesinde, özellikle tümör hücrelerine karşı koymada ve doğal öldürücü hücreleri aktive etmede etkinlikleri olan doğal glikoproteinler. İnterferon alfa; çeşitli akyuvarlardan salınır, antiviral ve tümör hücrelerine karşı etkinliği olan interferonlar, interferon beta (IFN beta); fibroblastlar, epitel hücreleri ve makrofajlardan salınır, virüslere karşı etkili interferonlar, gama (IFN gama); T-lenfositlerden salınır, bağışık cevabın düzenlenmesinde rol alır.

DOLİKOL

Bakteri duvarına ve glikoproteinlere şeker taşıyan bir izopren. Hayvanlarda 17-21 izopren biriminden oluşur.

GLİKOPROTEİN

Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.

ERİTROPOETİN

Erişkinde başlıca böbrek tarafından ve fetusta karaciğer tarafından salgılanan ve alyuvar üretimini uyarması için kemik iliği hücrelerine etki eden glikoprotein yapısında bir hormon.

HAPTOGLOBULİN

İdrarla serbest hemoglobin kaybını önlemek amacıyla, serbest hemoglobini geri dönüşümsüz biçimde bağlayan bir plazma glikoproteini. Haptoglobin düzeyleri hemolizle azalır ve yoğun doku hasarı ve nekrozla sonuçlanan durumlarda üretimi artar, Hp, haptoglobin.

EKSTENSİN

Bitkilerde primer hücre duvarının %15 kadarını oluşturan ve hidroksiprolin bakımından zengin 300 amino asitlik bir glikoprotein.

LEKTİN

Aglutinin, fitohemaglutinin, fitoaglutinin ve protektin gibi en az iki karbohidrat bağlama bölgesine sahip, immün kökenli olmayan, bazı hücrelerin bir araya toplanmasına sebep olan, glikokonjugatları çöktüren, çeşitli bitki ve hayvanlardan elde edilmiş protein ya da glikoprotein molekülleri. Baklagil tane yemleri proteinlerinde ortalama % 2-10 düzeyinde bulunan, glikoprotein yapısında, ince bağırsakta sindirim son ürünlerinin emilmesini engelleyerek antibesleme özellik gösteren ve bir karbonhidrata yaygın olarak da bir oligosakkaride çok yüksek ilgi ve özgünlükle bağlanan bir protein.

İKTULİN

Sazan yumurtalarından elde edilen glikoprotein.

KALNEKSİN

Endoplâzmik retikulum zarında Ca2+ bağlayan ve glikoprotein sentezinde rol alan bir protein.

AVİDİN

Çiğ yumurta akında bulunan, biyotine bağlanarak biyotinin bağırsaklardan emilimini engelleyen, pişirilmeyle bu özelliğini kaybeden ve fazla miktarlarda tüketildiğinde biyotin eksikliğine neden olabilen bir glikoprotein.

GLİKOZAMİN

Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri.

GOLGİCİSİMCİĞİ

Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, Golgi kompleksi, golgi cihazı. Cis Golgi, orta Golgi ve trans Golgi adlı üç kısımdan oluşur. Lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar.

GLÜKOPROTEİN

Glikoprotein. Proteinlerin karbohidratlarla yaptığı bir bileşik.

KONDRONEKTİN

Kıkırdak matriksinde bulunan ve kondrositlerin kollagenle bağlanmasını sağlayan bir glikoprotein.

ASETİLSİSTEİN

Yapısında bulunan sülfidril gruplarının etkisiyle balgamın içindeki mukoproteinin disülfit (S-S) bağlarıyla tepkimeye girip mukusun kıvamını azaltarak dışarı atılmasını kolaylaştıran ilaç. Asetaminofenin antidotu olarak kullanılan ilaç.

GALAKTOZ

Altı karbonlu bir tür şeker. Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Bir disakkarit olan laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit, beyin şekeri. Altı karbonlu aldoz şekeri. Bir disakkarit olan laktozda glikozla beraber, bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit.

GLİKOFORİN

Kırmızı kan hücre zarında, zar boyunca bulunan protein. Kırmızı kan hücre zarında zar boyunca bulunan glikoprotein.