KOPAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kopan" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. kopan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kopan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kopan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOPAN

İri kulaklı bir çeşit av köpeği. Zafer kazanan. Ortaya çıkan, harekete geçen.

KOPANAKİ

El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. Bu araç üstünde örülen bir dantel türü.

KOPANA

Ağaçtan oyularak yapılan karavanamsı kap, çanak. Ağaçtan yapılmış tekne, yalak. Ufak teneke. Ağaç tekne. (İslambey Pınarhisar Kırklareli).

  -   -   -  

Anlamında KOPAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOPAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KITIRMAK

Yumuşak kemiksi madde, kıkırdak. İyice kızarmış ekmeklerin üzerinden kopan sert ve ince kabuklar. Aşık oyununda aşığı sıkarak, döndürerek atmak : Kıtırma şak vur, şak al.

YANKILAŞIM

Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. Erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. Ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. Çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar.

BEDİRİSLEMEK

Dokuma tezgâhında kopan bir ipliği ucuca bağlamak. Bir iş için fazla rahatsız eden bir kimseyi başka birisine havale etmek.

BÜRTMÜK

Yumuşak şeylerden kopan küçük parçalar.

HORMOGONİUM

Filamentli alglerde konkav bir hâl alarak, ölen hücrelerin bulunduğu yerden kopan filament parçası.

LİZOZOM

Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. Golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. Hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel. Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel. Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. Lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.

TAŞ

Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri).

KITIYLAK

İyice kızarmış ekmeklerin üzerinden kopan sert ve ince kabuklar.

IŞILELEKTRİK

Işıkla üretilen elektrik yükleri ve elektrik akanı. Kimi özdeklerin, yüzeylerine düşen ışık fotonlarının saldıkları erke ile yüzey atomlarından kopan elektronların oluşturduğu elektrik akımı.

FOTOELEKTRON

Bir fotonun ışın yayıcı bir yüzeye çarpması sonucu kopan bir elektron. Fotoelektrik etki sırasında, atom tarafından fırlatılan elektron.

GIRHUN

Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.

TROMBOEMBOLİZM

Herhangi bir damardaki trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüs parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Trombüsten kopan parçalar sonucu oluşan embolusların kana karışarak bir bölgeden diğerine taşınması.

ATEROEMBOLUS

Kolesterol veya esterlerinden veya atheromatöz plaklardan kopan parçalardan oluşan, kan dolaşımına karışan tıkaç.

HİPERPOLİTİK

Halkaları olgunlaşmadan kopan ve bağırsak lümeninde belirli bir süre kalıp olgunlaştıktan sonra atılan sestodlar.

VANGIRDAK

Koyu kırmızı renkli, dört kanatlı, giysiye ya da koyun yünlerine yapışınca zor kopan bir sinek.