Sonu KONAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "konan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu konan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında konan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde konan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KONAN

Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak.

  -   -   -  

Anlamında KONAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KONAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

STENT

Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ESER

Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

STADYA

Bir noktanın takeometreye olan uzaklığını ölçmek için, bu nokta üzerine düşey doğrultuda konan santimetrelere bölünmüş mira.

SULUK

Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.

SÖVE

Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.

ACER

Yeni. Taze. Kuvvetli, gürbüz, dinç, iriyarı. Taze ot, yeşillik. Duyulmamış havadis, yeni haber: Size bir acerim var. Hiç sürülmemiş toprak. Ev yapılırken konan uzun direkler. Taze, yeni.

FOYA

Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.

TERMOS

Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.

SPİRAL

Sarmal biçiminde olan. Döl yatağı içine konan, gebeliği önleyici sarmal biçiminde araç.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

TABUT

Ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç, sal, ölü salı. İçine yumurta konan uzun sandık.

ÖNSEL

Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan, apriori.

SAYDAM

İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

ÇABA

Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

MİRASYEDİ

Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.

SİNEKKAPAN

Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa). Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen küçük ötücü kuşlar.

VİTRİN

Bir dükkân veya mağazanın dışarıdan camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri, sergen. İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap.

RONDELA

Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul.