Kelimeler arşivi içinde; başında "kolo" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. kolo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kolo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kolo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOLONYALANMAK, KOLOPROKTİTİS
KOLONYALAMAK, KOLONYALANMA, KOLONİZASYON
KOLONYALAMA, KOLONYALİST, KOLONYALİZM, KOLONİLEŞME, KOLORİMETRE, KOLORİMETRİ
KOLOREKTAL, KOLOFONYUM, KOLONYASIZ, KOLOMBİYUM, KOLOMBORNA
KOLOMBİNA, KOLONYALI, KOLOPEKSİ, KOLORİDYE, KOLOSTRUM
KOLOZOİK, KOLOSTAT, KOLOTOMİ, KOLONYAL, KOLODYUM, KOLOİDAL, KOLOKYUM
KOLONYA, KOLOBOM, KOLOFAN, KOLOFON, KOLORDU, KOLOMAL, KOLOMAN, KOLONAN
KOLOPA, KOLOİT, KOLOFİ, KOLONA, KOLONİ, KOLOTU
KOLON, KOLOS, KOLOŞ, KOLOT, KOLOV, KOLOZ
KOLO
KOLO
Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan.
KOLONYALİZM
Sömürgecilik.
KOLOPROKTİTİS
Kolon ve rektumun yangısı.
KOLORİMETRİ
Renk ölçme.
KOLONİZASYON
Aynı türlerin, özellikle mikroorganizmaların kümeler oluşturması. Konakçı dokusuna veya diğer yüzeylere tutunduktan sonra mikroorganizmanın çoğalması.
KOLOMBİYUM
Niyobyum.
KOLONYALANMA
Kolonyalanmak işi.
KOLORİMETRE
Renkölçer.
KOLOREKTAL
Kolon ve rektumla ilgili.
KOLOFONYUM
Kırılgan, saydam, sarımtrak renkli bir doğal reçine. Ucuz yağlı vernik üretiminde kullanılır.
KOLONYALAMA
Kolonyalamak işi.
KOLONYASIZ
Kolonyası olmayan.
KOLONYALİST
Sömürgeci.
KOLONYALANMAK
Kolonya sürmek veya sürünmek.
KOLONİLEŞME
Bir türün yeni bir habitatı istila etmesi. Boş arazinin tohumlarla işgali. 3.Bağırsakta bakteri florası oluşması. Kolonizasyon.
KOLONYALAMAK
Kolonya ile işlem yapmak, kolonya sürmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOLONYALI
Kolonyalanmış, kolonya sürmüş.
PABUÇ
Ayakkabı. Bina kolonlarının temeldeki basma yüzeyinin geniş ve daha güçlü olarak yoğunlaştırılmış bölümü. Masa, sandalye vb. mobilyaların ayaklarına takılan metal veya plastik eklenti. İletken telleri elektrik birimlerine bağlayan veya cıvatalı bağlantıyı sağlayan parça.
ONKOLOJİK
Onkoloji ile ilgili.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
NİSAİYECİ
Jinekolog.
MİSEL
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm.
KİST
Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ. İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle. Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül.
HİDROZOL
Sıvı durumundaki koloit.
KONUŞU
Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.
EKOLOJİK
Ekolojiyle ilgili olan.
NİYOBYUM
Atom numarası 41, atom ağırlığı 92,91, yoğunluğu 8,57 olan, oksijen, kükürt, klor vb. maddelerle birleşikler veren bir element, kolombiyum (simgesi Nb).
BİLLURSU
Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi, billurumsu, kristaloit. Diyalize uğrayarak çözümlenen madde, koloit karşıtı.
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
DAĞILIM
Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
EKOLOJİST
Ekolojizmi savunan kimse.
OTİST
İçine kapanık, psikolojik sorunları olan kimse.
ÖNEMLİ
Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.
EKOLOG
Ekolojiyle uğraşan kimse, ekoloji uzmanı.
GESTALT
Psikolojik olayların bir bütün veya biçim olduğunu savunan görüş. Biçim, boy, durum, yapı.
KOLOİDAL
Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan.