Kelimeler arşivi içinde; başında "kodu" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. kodu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kodu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kodu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KODUŞLANMAK
KODUKBURUN, KODUKLAMAK, KODURMAMAK
KODUCAK
KODUÇ, KODUK, KODUL, KODUS, KODUŞ
KODU
KODU
Püskül.
KODUS
Atların boyunlarına takılan perçemli, saçaklı hotuz.
KODUÇ
Bencil, kendini beğenmiş. Düzeltilmiş öküz ve inek boynuzu.
KODURMAMAK
Bıraktırmamak.
KODUCAK
Küçük sıpa.
KODUL
Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Orman içindeki çayır.
KODUKBURUN
İzmir ili, Kınık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KODUŞ
Bencil, kendini beğenmiş. Kendini beğenmiş.
KODUKLAMAK
At, eşek, köpek ve benzerleri hayvanlar yavrulamak.
KODUK
Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Dul kadının ikinci kocasının yanına götürdüğü çocuk. Birinin arkasından giden, birini izleyen kişi. Beş, altı okkalık, tahtadan yapılmış tahıl ölçeği. Yeni doğmuş inek yavrusu, buzağı. deve yavrusu. Köpek yavrusu. Kuyruk. Tahta olarak biçilmeye hazırlanmış ağaç.
KODUŞLANMAK
Sallana sallana gitmek. Böbürlenmek, kendini beğenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KODU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GIYBET
Dedikodu.
ALAKTIRMAK
Dedikoduyla ortalığı karıştırmak, ara bozmak. Döküp saçmak, dağıtmak.
DİLLENMEK
Çocuk konuşmaya başlamak. Onaylanmayan bazı davranışlar yüzünden hakkında dedikodu yapılmak, dile düşmek. Konuşma yeteneği olmayan varlık konuşmak, dile gelmek.
KOVCU
Dedikoducu.
DİLLEK
Dedikoducu.
DİLLİ
Dili olan. Dedikoducu, ileri geri konuşan. Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan, cerbezeli.
KOV
Dedikodu. Sivrisinek vb. hayvanların ısırmasından korunmak için vücuda sürülen özel sıvı.
GIYBETÇİ
Dedikoducu.
DEDİKODUCU
Çok dedikodu yapan, kovcu, gıybetçi, dillek.
TEZVİR
Yalan dolan, dedikodu. Ara bozma ve özellikle kötülük amacıyla yapılmış olan kovculuk.
DEDİKODUCULUK
Dedikoducu olma durumu, kovculuk, gıybetçilik, dilleklik.
KILÜKAL
Dedikodu, söylenti.
LAF
Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
LAFÇI
Geveze. İyi, etkili konuşan. Söz götürüp getiren, dedikoducu.
LAKIRTI
Söz, laf. Boş söz, dedikodu, laf.
KOVLAMAK
Dedikodu etmek.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
DİLLENDİRMEK
Biri hakkında dedikodu yapılmasına sebep olmak. Bir şeyi söz ile ifade etmek, söylemek.
KOVCULUK
Dedikoduculuk.
KURMAK
Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.