Sonu KOCAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kocama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kocama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kocama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kocama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOCAMA

Kocamak işi.

  -   -   -  

Anlamında KOCAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOCAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZMANLAŞMAK

İrileşmek, kocaman duruma gelmek.

KOCALTMAK

Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak.

KOCALMAK

Yaşlanmak, kocamak.

HANTAL

Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

KOCA

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.

KALLAVİ

Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.

İHTİYARLAMAK

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak. İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.

CESİM

Büyük, iri, kocaman.

MEFRET

Kocaman, iri, büyük, muazzam.

CESAMETLİ

Kocaman, iri.

KAZULET

Kocaman.

KOCAYIŞ

Kocama işi.

MUAZZAM

Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman. Alışılmışın sınırlarını aşan. Güçlü, önemli.

KARIMAK

Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.

YEKE

Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. İri, kocaman.

KOCAMANCA

Biraz kocaman, irice.

KOCAMANLAŞTIRMAK

Kocaman duruma getirmek.

KOCAMANLAŞTIRMA

Kocamanlaştırmak işi.

FARIMAK

Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.