Kelimeler arşivi içinde; başında "kocama" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kocama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kocama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kocama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOCAMANLAŞTIRMAK
KOCAMANLAŞTIRMA
KOCAMANBAŞI
KOCAMANCA
KOCAMAK, KOCAMAN
KOCAMA
KOCAMA
Kocamak işi.
KOCAMANBAŞI
Samsun kenti, Terme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KOCAMANCA
Biraz kocaman, irice.
KOCAMAN
Çok iri, büyük, koca. Yaşça büyük olan.
KOCAMANLAŞTIRMA
Kocamanlaştırmak işi.
KOCAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
KOCAMANLAŞTIRMAK
Kocaman duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOCAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İHTİYARLAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak. İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. İri, kocaman.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
HANTAL
Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.
KOCALTMAK
Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
CESAMETLİ
Kocaman, iri.
KOCALMAK
Yaşlanmak, kocamak.
ALAMAN
Büyük, iri, kocaman. Alaca renkli koyun, inek, öküz ve benzerleri. Her kuzuya süt veren koyun. Çökelekle karışık peynir. Alman (Kuşu). Alaca; dağda daraman (arslan), suda süleyman (balık), esgeri yeşil (yaprak), Gendi alaman (kiraz). Alaca. Alman. Almanya. Kemah. Sivas şehri, Akçakışla nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MEFRET
Kocaman, iri, büyük, muazzam.
KALLAVİ
Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.
KOCAYIŞ
Kocama işi.
KARIMAK
Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.
MUAZZAM
Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman. Alışılmışın sınırlarını aşan. Güçlü, önemli.
KOCA
Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.
KAZULET
Kocaman.
CESİM
Büyük, iri, kocaman.
FARIMAK
Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
AZMANLAŞMAK
İrileşmek, kocaman duruma gelmek.