Sonu KOCA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "koca" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu koca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında koca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde koca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KIZILKOCA, HASANKOCA

8 harfli kelimeler

AKÇAKOCA, KULUKOCA, KARAKOCA, EGRİKOCA, EĞRİKOCA, ENSEKOCA, ERENKOCA

7 harfli kelimeler

PATKOCA, MALKOCA, GEYKOCA, BOZKOCA, BAYKOCA, KOSKOCA

6 harfli kelimeler

ERKOCA, ELKOCA, AKKOCA

4 harfli kelimeler

KOCA

Bazı kelimelerin anlamları

KOCA

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.

ENSEKOCA

Sabanın ökçesiyle okunu birbirine bağlayan ve kılık ile ökçe arasına takılan 40-50 cm. uzunluğunda ağaç.

HASANKOCA

Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

EĞRİKOCA

Çulluk.

AKÇAKOCA

Düzce iline bağlı ilçelerden biri.

BOZKOCA

İstanbul kenti, Şile ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Devrekâni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

PATKOCA

Kışın gelen uzun gagalı, eti güzel, kekliğe benzer bir kuş.

BAYKOCA

Varlıklı, saygın kimse.

GEYKOCA

Çorum kenti, Mecitözü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KIZILKOCA

Yozgat şehri, Şefaatli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KARAKOCA

Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. Büyümeden yaşlanan, kavruk ağaç. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ERENKOCA

Yemek pişirmek ve çamaşır yıkamak için kullanılan büyük ocak.

EGRİKOCA

Keklik renginde ve büyüklüğünde, uzun gagalı, eti lezzetli, kışın sulak yerlere giden göçebe bir kuş.

MALKOCA

Manisa kenti, Gördes ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KOSKOCA

Çok büyük, muazzam. Boyca uzun.

KULUKOCA

Baykuş.

  -   -   -  

Anlamında KOCA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOYNUZLAMAK

Hayvan boynuzu ile vurmak, süsmek. Kocasını başka bir erkekle aldatmak.

CESİM

Büyük, iri, kocaman.

BOYNUZLATMAK

Kadın, kocasını; koca, karısını aldatmak.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

BOŞANDIRMAK

Boşanmasına yol açmak. Karı ile kocayı istekleri üzerine kanunlara uyarak ayırmak.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

DAMAT

Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi. Padişah soyundan kız almış olan kimse. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BİZİMKİ

Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.

BERDELACUZ

Halk takvimine göre 11-17 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu.

CESAMETLİ

Kocaman, iri.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AZMANLAŞMAK

İrileşmek, kocaman duruma gelmek.