Kelimeler arşivi içinde; sonunda "klinik" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu klinik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında klinik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde klinik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KLİNİK
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.
POLİKLİNİK
Hastalıkların ön tanılarının ve hastaların ayakta tedavilerinin yapıldığı özel klinik.
SUBKLİNİK
Klinik belirtiler vermeyen veya oluşturmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KLİNİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CUSHİNGSENDROMU
Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.
ASKARİYOZİS
Sıhhi şartları iyi olmayan ve insan dışkısının gübre olarak kullanıldığı bölgelerde yaygın olarak görülen, enfektif yumurtaların ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, ishal ve pnömoni gibi klinik semptomlara neden olan Ascaris cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon, askariyazis. Ascaris lumbricoides'in enfektif yumurtalarının alınması sonucunda insanlarda meydana gelen hastalık.
KABERGOLİN
Yapıca ve farmakolojik etki bakımında bromokriptine benzeyen dopamin almaçları üzerine güçlü agonistik etkisi bulunan ve köpeklerin klinik yalancı gebelikleri gibi hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılan ilaç.
LATENT
Henüz belirgin hale gelmemiş, gizli seyreden, klinik olarak belirti göstermeyen. Gizli seyreden, klinik olarak belirti vermeyen. Uyku hâlinde olma ve belli koşullar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu. Uyku hâlinde olma ve belli şartlar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu.
ENDOMETRİTİS
Döl yatağının endometriyum katının yangısı. Daha çok ineklerde görülür ve yüzey epitel tabakasında dökülme ve hafif hücre infiltrasyonuyla belirgindir. Klinik muayene ve histopatolojik bulgulara göre endometritis hafif, orta ve şiddetli veya I, II, III. derece ve piyometra olarak derecelendirilir.
KAŞINTI
Vücutta kaşınma isteği uyandıran duygu. Uyuz hastalığı. Deriyle ilgili bozukluklarda ve özellikle alerjik yangılarda, paraziter enfestasyonlarda görülen klinik belirti, pruritis. Uyuz.
GLUKOKORTİKOİTLER
Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.
HORNERSENDROMU
Atlarda ve kedilerde beyin-omurilik zedelenmesinden kaynaklanan, boyun bölgesi sempatik sinirinin felci sonucu, göz yuvarının içe çökmesi, etkilenen göz ve yüz bölgesinin kuruluğu, göz bebeğinin büzüşmesi ve üst göz kapağının düşmesiyle belirgin klinik hastalık tablosu, Bernard-Horner sendromu, Claude Bernard senromu.
DERMATOFİTOZİS
Deri ve eklentilerinin keratinli tabakalarının patojen dermatofit türü mantarlardan biriyle yüzeysel, çok bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen enfeksiyonu, epidermofitozis, Halk dilinde demregü, dermem. Tanı anamneze, klinik bulgu, deri kazıntılarının ve kılların mikroskobik incelemesine, kılların morötesi ışık altında muayenesine, deri biopsilerine ve mantar kültürlerine dayanır.
MANNOSİDOZİS
Mannosidaz enzimin yetersizliği veya etkisiz olması nedeniyle mannozdan zengin maddelerin lizozomlarda birikmesiyle belirgin kalıtsal lizozomal depo hastalığı. Klinik olarak gelişme geriliği, şiddetli ataksi ve davranış değişiklikleri görülür, mannosidaz yetersizliği. Alfa-mannosidozis. Beta-mannosidozis.
MAEDİ
Koyunların perivasküler, peribronşiyal ve peribronşioler yerleşimli şiddetli lenfofoliküler hücre çoğalması sonucu oluşan ilerleyici interstisyel pnömoni ve klinik olarak kısa solunum ve kilo kaybıyla belirgin, genellikle 5 yaşından büyük hayvanlarda görülen yavaş virüs enfeksiyonu, Graff-Reiner hastalığı, koyunların ilerleyici pnömonisi, lenfoid interstisyel pnömoni. Kısa solunum.
BESNOİTİOZİS
Sığır, at, koyun, keçi ve diğer otçullarda Besnoitia cinsi protozoonların neden olduğu, sokucu sinekler tarafından mekanik olarak taşınan veya enfekte kedi dışkısında bulunan, ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, etkenlerin birçok dokuda kalın duvarlı kist oluşmasıyla ve klinik olarak ateş, anazarka, anasarka, iştahsızlık, fotofobi, sklerodermatitis ve değişen derecelerde kıl dökülmesi gibi belirtilere neden olan hastalık, fil derisi hastalığı. Hastalık geçmişte globidiyozis olarak adlandırılmaktaydı.
EPİFENOMEN
Hastalığın ikincil klinik belirtileri veya hastalık hâlinin önemsiz kimi yan belirtileri.
APOMORFİN
Morfinin yoğun sülfürik asitle kaynatılması ve molekülündeki oksijen köprüsünün yıkılması sonucu oluşan ve beyindeki kusma merkezini uyararak kusmaya neden olduğundan klinikte kusturucu olarak kullanılan kimyasal bir bileşik.
HİPERTİROİDİZM
Tiroit bezinin aşırı çalışmasına bağlı olarak kanda tiroit hormon düzeylerinin artışı ve klinik olarak tiroit hormonlarının artışıyla ilgili belirtilerin görülmesi.
MİSETOM
Bazı aktinomisetler veya mantarlar tarafından oluşturulan deri ve deri altı dokuların, kemik ve fasyanın enfeksiyonu. Deri ve deri altı dokularının bakteri veya mantar enfeksiyonu sonucu oluşan, içerisinde beyaz, kırmızı, sarı veya kahverenginde granüller içeren, kronik granülomlu reaksiyon ve fistülleşmeyle belirgin klinik sendrom. Kimi böceklerde mutualistik bakterilerin bulunduğu özelleşmiş organ. Bitlerde nesilden nesile yumurtalarla aktarılan simbiyotik organizmaları içeren organlar.
MELAKONİT
Bakır madenlerinde oksitlenme ürünleri arasında bulunan triklinik sistemde kristallenen siyah bir bakır oksit.
HİPOÖSTROJENİZM
Vücuttaki östrojen düzeyinin normalden az olması. Kısırlaştırılmış dişi köpeklerde klinik bir sorun olmasa bile kemiklerde hafif derecede osteoperotik değişikliklere ve idrar tutamama gibi problemlere neden olabilir.
BAKTEREMİ
Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi.
LAKTİT
Mol kütlesi 144,1 g, e.n. 128 °C olan , suda az çözünen, monoklinik şeklinde kristallenen 3,6-dimetil-1,4-dioksosiklohekzan-2,5-dion.