Kelimeler arşivi içinde; başında "kepe" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. kepe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kepe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kepe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEPEZBELENİ, KEPEKLENMEK, KEPEKLİAYNA
KEPEKÇİLİK, KEPEKLENME
KEPELEMEK, KEPESİMEK, KEPERTMEK, KEPENEKLİ, KEPEKTAŞI, KEPEZTEPE, KEPEKDERE, KEPEZİMEK
KEPETMEK, KEPERTME, KEPERMEK, KEPENLİK, KEPENEYH, KEPELTEN, KEPEKLER, KEPELDEN, KEPEKLİK, KEPEKSİZ, KEPELDEK, KEPEZENK, KEPEKTAŞ
KEPENGİ, KEPEZLİ, KEPERİM, KEPEREM, KEPESİZ, KEPESTE, KEPENĞİ, KEPELEK, KEPENEK, KEPEKLİ, KEPEKÇİ, KEPEMEK
KEPEYH, KEPENE, KEPENK, KEPENÇ
KEPER, KEPET, KEPEZ, KEPEN, KEPEL, KEPEK, KEPEG, KEPEÇ
KEPE
KEPE
Ceket. Keçi derisinden yapılmış kolsuz yağmurluk. Gömlek. Eski keçe parçası, paçavra. Cübbe. Zayıf. Kötü, fena.
KEPERTMEK
Dibekte tahıl dövmek. Dövmek : Karakolda kepertmişler. Birinin üstüne abanmak, çökertmek. İyice doyurmak. Dövmek. Öldürmek, gebertmek. Yormak, güçten düşürmek. Meyveleri saklayıp bekleterek yumuşamasına neden olmak. Döverek tahılın kepeğini çıkarmak.
KEPEZBELENİ
Antalya ili, Geriş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KEPERTME
Buğdayı kepeğinden ayıran araç. (Maraş).
KEPEKÇİLİK
Kepekçinin yaptığı iş.
KEPENEKLİ
Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tekirdağ kenti, Muratlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KEPELEMEK
Kuvvetten düşmek, çok yorulmak.
KEPEKTAŞI
Tunceli ili, Akpazar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEPESİMEK
Okşanan, sevilen hayvan rahatlamak, zevkle yayılmak.
KEPEZTEPE
Adana şehrinde, Yüreğir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KEPEKLENMEK
Başta kepek oluşmak. Elma, susuz ve tatsız duruma gelmek.
KEPETMEK
Kapatmak.
KEPEKDERE
Bursa ilinde, Harmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEPEZİMEK
Çok yorulmak, gücünü kaybetmek. Açlıktan bitkin düşmek.
KEPEKLİAYNA
Torna makinesinde, tornadan geçecek nesnelerin takıldığı kısım. (Aksaray Niğde).
KEPEKLENME
Kepeklenmek işi. Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEPİT
Kırmızı renkli kuru üzüm. Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı.
KEPEKLİ
İçinde kepeği olan. Üzerinde kepek oluşmuş olan. Un gibi, susuz ve tatsız (elma).
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
DONRALI
Başı kepekli, konaklı kişi.
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
PİKE
Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
DEPİTME
Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı. Hamur tutulduktan sonra ayrılan küçük parçalar, pazı.
KEBE
Kısa kepenek.
YAL
Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek.
RAZMOL
İri, kepekli un.
BONKALİT
Buğdaydan un elde edilirken ele geçen, buğdayın ince kepek ve endosperm kısmından oluşan en az % 10 protein ve en çok % 3 ham selüloz içeren, B grubu vitaminlerce zengin, değirmencilik yan ürünü.
KEPEKÇİ
Kepek satan kimse.
CONAK
Küçük çocukların başlarındaki kepekler, konak.
PASPAL
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.). Çok kepekli un. Kötü cins esrar.
BOKDAN
Hayvan gübresinden yapılmış silindir şeklinde tahıl, kepek ambarı. içinde ekin saklanan, hayvan pisliği ile toprak karışımından yapılan küçük fıçı biçiminde kap. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
BORATA
Unu kepeğinden ayıran elekli dolap.