Sonu KAYNAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaynak" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaynak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kaynak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaynak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BUĞULUKAYNAK

11 harfli kelimeler

TATLIKAYNAK, GÜMÜŞKAYNAK, DEMİRKAYNAK, GÖKÇEKAYNAK

10 harfli kelimeler

AKÇAKAYNAK, DURUKAYNAK

9 harfli kelimeler

TOPKAYNAK, TAŞKAYNAK, ILIKAYNAK, GÜRKAYNAK, GÖLKAYNAK, BEYKAYNAK, BEŞKAYNAK, BAŞKAYNAK, BALKAYNAK, ADIKAYNAK

8 harfli kelimeler

ÖZKAYNAK, AKKAYNAK

6 harfli kelimeler

KAYNAK

Bazı kelimelerin anlamları

KAYNAK

Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

TOPKAYNAK

Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

BEYKAYNAK

Erzurum şehri, Kömürlü nahiyesine bağlı bir bölge.

BUĞULUKAYNAK

Van kenti, Çaldıran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TAŞKAYNAK

Erzurum ilinde, Pasinler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GÜRKAYNAK

Erzurum ilinde, Aşkale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ili, Kürecik bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Mardin kenti, Girmeli Bucağı.

GÖLKAYNAK

Erzincan şehrinde, Kemah ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DEMİRKAYNAK

Gümüşhane ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TATLIKAYNAK

Bitlis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAŞKAYNAK

En önemli kaynak, ilk kaynak. Elâzığ kenti, Sivrice belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ILIKAYNAK

Erzurum şehri, Olur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Van şehrinde, Erçek nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GÖKÇEKAYNAK

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

AKÇAKAYNAK

Muş ili, Karaağıl bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DURUKAYNAK

Adıyaman şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

BEŞKAYNAK

Bitlis kenti, Sarıkonak nahiyesine bağlı bir yer.

GÜMÜŞKAYNAK

Elâzığ şehri, Palu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında KAYNAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYNAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYAZMA

Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

ÇAĞLAYIK

Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.

BİBLİYOGRAF

Bibliyografya uzmanı, kaynakları bilen uzman.

ÇAYKARA

Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar. Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

BİBLİYOGRAFYA

Kaynakça.

BİBLİYOGRAFİK

Kaynakçayla ilgili.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

DİPNOT

Metin içinde geçen herhangi bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına, çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisi, haşiye.

ÇOKRAĞAN

Gür kaynak.

BİLANÇO

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

BİBLİYOGRAFİ

Kaynakça.

FIKIH

Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BULAK

Kaynak, pınar.

EFEKT

Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.