Kelimeler arşivi içinde; sonunda "katlam" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu katlam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında katlam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde katlam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KATLAM
KATLAM
Kez: Bu katlam iş yaptım. Katliam.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSTEKA
Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.
ATIŞDIRMAK
Geciktirmek, atlatmak. Tokatlamak, biraz dövmek.
ÇARPUŞTURMAK
Tokatlamak.
BARİKATLAMA
Barikatlamak işi.
KATLAYIŞ
Katlama işi.
SAKATLAMA
Sakatlamak işi.
DUYARKATLAMA
Bir duyarkatlama aygıtında taban üzerine duyarkatın sıvanması işi.
BURUŞMAK
Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak. Tiksinmek, hoşlanmamak. Ağızda kekrelik duymak.
BÜKMEK
Sertçe çevirmek, kıvırmak. Birkaç tel ipliği burarak sarmak. Eğmek. Döndürmek. Katlamak.
KATLANMAK
Katlama işi yapılmak. Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek.
KIRMAK
Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Gücünü, etkisini azaltmak. Yok etmek. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Kaçmak, uzaklaşmak. İri parçalara ayırmak. Değerinden düşük fiyata almak. Belirli bir biçimde katlamak.
SİLİKATLAMA
Silikatlamak işi.
BÜKÜMLEMEK
Katlamak. Yün veya pamuk ipliğini kalınlaştırmak.
DÜRMEK
Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak. Bir şeyi üst üste katlamak.
KIRMA
Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.
KIVIRMAK
Herhangi bir şeyi bükmek. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek. Yapmak istememek, yan çizmek. Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek. Kenarından katlamak. Saptırmak, çevirmek. Uydurup söylemek. Dolandırmak. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek.
TOKATLAMA
Tokatlamak işi.
BÜRMEK
Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak. Ağacın kuruması için köküne yakın bir yerinden kabuğunu soymak. Katlamak, devşirmek. Kederli bir insan seslice ağlamak.
KATLAMA
Katlamak işi. Mayasız hamurdan yapılan, peynirli veya peynirsiz pide, yufka.
DEVŞİRMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak. Katlamak, düzgün duruma getirmek.