Sonu KASIR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kasır" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kasır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kasır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kasır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KASIR

Köşk.

  -   -   -  

Anlamında KASIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KASIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALAS

Kasırga, hortum.

ALAMADI

Kasırga, fırtına.

TAYFUN

Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, Dünya'nın dönüş yönüne zıt olarak doğudan batıya doğru oluşan, güçlü kasırga.

ERMİYE

Dolu yağdıran kasırga bulutları.

BORANA

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.

DÖNELGE

Dönemeç. Hortum, kasırga. Ev.

FIĞLI

Kasırga.

DALAZ

Kasırga, hortum. Rüzgârın kaldırdığı toz, toprak. Zayıf insan. Zayıf olduğu halde hızlı yürüyen kimse. Kalp. Sıkıntı: Bu çocuklar ruhuma dalaz veriyor. Belli belirsiz. Un helvası. Alev. Güçlü yel.

KÖŞK

Bahçe içinde yapılmış süslü ev, kasır. Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

GASURGA

Kasırga.

GAMAZ

Kör, kesmiyen (bıçak için): Benim bıçak gamaz olmuş kesmiyor. Kasırga. Fırtına, rüzgar.

BURKUNTU

İç organlarda duyulan kasılma ve benzerleri hareketler. Üzüntü, sıkıntı, kırgınlık. Yol dönemeci. Mide bulantısı, sancı. Şiddetli rüzgâr, kasırga.

DÖNEMEZ

Kasırga.

GASIRGA

Eski türkçe kasırku: kasırga.

BURAN

Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yokluk, geçim darlığı.

FIRTINA

Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. Güç atlatılan kötü durum. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı.

DİREKLENMEK

Alev, toz, duman göğe doğru yükselmek: Bir kasırga koptu, tozlar göğe direklendi. İnat ve ısrar etmek.

TALAZ

Dalga, kasırga. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde oluşan kabarıklık.

DÖNEĞEÇ

Hortum, kasırga.

EVRAN

Büyük yılan, canavar. Fazlasıyle uzayıp yükselen ağaç ya da büyüyen insan. Kasırga, hortum. Şiddetli yağmurdan sonra derelerin bulanık akması. Çok uzun boylu insan. Evren.