Kelimeler arşivi içinde; başında "karış" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. karış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARIŞTIRIVERMEK, KARIŞTIRABİLMEK
KARIŞABİLİRLİK, KARIŞTIRIVERME, KARIŞTIRICILIK, KARIŞTIRABİLME
KARIŞTIRILMAK
KARIŞTIRMACA, KARIŞABİLMEK, KARIŞTIRILMA, KARIŞIVERMEK
KARIŞABİLİR, KARIŞTIRMAK, KARIŞTIRICI, KARIŞMAZLIK, KARIŞABİLME, KARIŞIVERME
KARIŞLAMAK, KARIŞTIRMA, KARIŞTIRIŞ, KARIŞTIRIM, KARIŞIKLIK, KARIŞILMAK, KARIŞTIRCA, KARIŞTIRAN, KARIŞIRLIK, KARIŞMAYAN
KARIŞILMA, KARIŞMAMA, KARIŞLAMA
KARIŞTIR, KARIŞMAZ, KARIŞMAK, KARIŞGAN, KARIŞLAR
KARIŞIR, KARIŞIM, KARIŞMA, KARIŞIK
KARIŞ
KARIŞ
Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
KARIŞTIRICILIK
Karıştırıcı olma durumu, fitnecilik.
KARIŞTIRMACA
Karşısındakini şaşırtma ereğiyle belirsiz oyunlar uygulama.
KARIŞTIRIVERME
Karıştırıvermek işi.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
KARIŞTIRABİLME
Karıştırabilmek işi.
KARIŞABİLİRLİK
Bazı sıvıların bir biri ile karışabilme yeteneği.
KARIŞMAZLIK
Bir özdeğin, başka bir özdekle biryapımlı bir özdek yapamama özelliği.
KARIŞABİLİR
Birbiriyle her oranda karışıp tek faz haline gelebilme özelliği.
KARIŞIVERMEK
Ansızın karışmak.
KARIŞABİLMEK
Karışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARIŞTIRILMAK
Karıştırma işi yapılmak.
KARIŞTIRABİLMEK
Karıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARIŞTIRIVERMEK
Ansızın veya çabucak karıştırmak.
KARIŞTIRICI
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı. Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit. Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet.
KARIŞTIRILMA
Karıştırılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASFALT
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.
AMONYAKLAMAK
Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
ANLAŞILMAZ
Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
AZOTLAMAK
Azotla karıştırmak veya birleştirmek.
ANAFOR
Girdap. Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey. Karmakarışık bir durum.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AYNACI
Ayna yapan veya satan kimse. Hileci, işine hile karıştıran kimse.
ASETATLI
Birleşimine asetat karıştırılmış.