KARIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "karık" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. karık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu karık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KARIKLAMAK

9 harfli kelimeler

KARIKLAMA

8 harfli kelimeler

KARIKLIK, KARIKMAK

7 harfli kelimeler

KARIKLI, KARIKLU, KARIKMA

6 harfli kelimeler

KARIKI

5 harfli kelimeler

KARIK

Bazı kelimelerin anlamları

KARIK

Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.

KARIKLU

Karıştırılmış, mağşuş.

KARIKLI

Buğday, arpa ve çavdar karışımı. Arpa ve buğday karışımından yapılan un. Bol, çok. Zengin. Birbirine karışmış, karışık.

KARIKI

Gayrı, artık.

KARIKMA

Karıkmak işi.

KARIKLIK

Kar ve güneş gözlüğü.

KARIKLAMA

Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre koruyarak vejetasyonu geliştirmek için 1-1,5 metre aralıklarla 10-15 santimetre kesitinde tesviye eğrilerine paralel küçük hendeklerin açılması.

KARIKLAMAK

Karık açmak. Güneşli havada kara bakmaktan göz ağrımak.

KARIKMAK

Göz fazla ışıktan kamaşmak. Göz kar yağmış bir alana bakmaktan kamaşmak.

  -   -   -  

Anlamında KARIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANOĞUL

Bağda iki karık büyüklüğünde açılan bölme.

FIRINGÖMBESİ

Yağlı haşhaş ekmeği. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).

DÖVER

Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇİRK

Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).

ERKEKÖZEK

Arabaların arka bölümlerini ön bölümlere bağlayan demir. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta, Bor Niğde).

ÇİZİK

Çizgi. Sıyrık, çizgi biçiminde yara. Çizilmiş. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Sınır belirtmek için iki tarla arasına çekilen çizgi. (Resim) Çizgi yoluyla gösterme. Haddeleme sırasında oluşan ve sivri uçların sürtmesiyle, yüzeyde ince uzun izler biçiminde beliren kusur. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık.

CIZZIK

Çizgi. İç, can. Tavanın yağını almak için konulan bir kaç kaşık yemek. Çabuk ve sık sık darılan. Az, biraz. Kaçış. Yanma. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık.

BEBİ

Derelerden karıklara su getirmek için çekilen bent.

ÇAN

İçi oyularak kurutulmuş patlıcan. Kağnıda yanlara konan ağaç. Değirmenlerde tahılın bitmesini haber veren, taş üzerine sarkan ipe bağlı maden parçaları. Lavabo, banyo. İyi burulmadığı için ne tam burulmuş ne de boğa olarak kalabilmiş öküz. İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana. Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Yarışlık koşularında, sayı dönülerini ve son dönüyü koşuculara bildirmek için, dönü başlarında çalışan çan. Yumruk oyunu dönemlerinin başlangıç ve bitimini bildirmek için kullanılan uyarıcı. Araba tekerlerinde biriken çamuru temizlemekte kullanılan demir parçası. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Elâzığ kenti, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇELKE

Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl. Kuyu bileziği. Çalı duvarı. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Evlerin, hanay bölümünün önünde bulunan yemek ve ekmek pişirme siperliği. (Körküler Yalvaç Isparta).

GARIH

Tarh, bölüm (tarla için). Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Sınır çizgisi; tarlayı garıh etmek. Eski türkçe karak: göz ağrısı; kara bakmaktan gözlerin kızarıp iyi görememesi. Karık, sebze ekilmek için hazırlanmış olan yer.

GARUK

Bağlarda arklar arasında kalan toprak parçası, karık. Olgunlaşmamış üzüm. Mısır sapı. İnsanın başında bir yere vurmaktan olan şiş. Sık ağaçlı orman. Yaşlı.

GARUH

Bağlarda arklar arasında kalan toprak parçası, karık.

ELGELİNİ

Eski düğünlerde parmakla oynatılan bebek. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).

BAŞBERABERLİK

Karıkocanın biribirinin sözlerine uymaları.

GANAT

Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

BELDENAT

Arabaya buğday v.s. yüklemek ve harman savurmak için kullanılan üç, dört veya beş parmaklı, uzun saplı aygıt, yaba. Arabaya ekin yüklemek için kullanılan, üç ila yedi kadar çatalı olabilen ağaç çatal. (Akçaşar Yalvaç, Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (bendanat) : (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Tınaz savurmakta kullanılan araç.

CİZİ

Sebze Dikmek için kazılan çukur. Dizi, sıra. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Tarlada su yolu. Çizgi.

CIZI

Ağustos böceği. Çizgi. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Tarlada su yolu.