KANAAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kanaat" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kanaat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kanaat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kanaat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KANAATKARLIK, KANAATSİZLİK

11 harfli kelimeler

KANAATSİZCE

9 harfli kelimeler

KANAATKAR, KANAATSİZ

8 harfli kelimeler

KANAATLİ

6 harfli kelimeler

KANAAT

Bazı kelimelerin anlamları

KANAAT

Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. Kanış, kanı, inanç, düşünce. Kanma, inanma.

KANAATKAR

Azla yetinen, elindeki ile yetinen, kanık, kanaatli, yetingen.

KANAATSİZ

Elindeki ile yetinmeyen.

KANAATKARLIK

Azla yetinme durumu, kanıklık, yetingenlik.

KANAATLİ

Kanaatkâr.

KANAATSİZCE

Kanaatsiz bir biçimde.

KANAATSİZLİK

Kanaatsiz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KANAAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANAAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BIDIRLANMAK

Kıt kanaat geçinmek, güç halde idare etmek.

YETİNME

Yetinmek durumu, kanaat, iktifa.

AMASIZ

Açgözlü, kanaatsız, muhteris.

KANI

İnanç, düşünce, kanaat.

KANIŞ

Kanma işi. Kanı, kanaat. Aldanış, kanma.

KANIKLIK

Kanaatkârlık.

KESİNLİK

Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.

YETİNGEN

Kanaatkâr.

KANIKLANMAK

Edindiği bir şeyi yeter bulmak, yetinmek, kanaat etmek.

GANAT

Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

DOYUM

Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm.

KANIT

Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

AMALSIZ

Baş belâsı, usanç verici, yaramaz, inatçı. Açgözlü, kanaatsız, muhteris: Amalsızlık edip gece gündüz çalışıyor.

YETİNGENLİK

Kanaatkârlık.

DOĞRUCULUK

Doğrucu olma durumu, harbicilik. Bir insanın söz ve hareketleriyle düşünüşünün, kanaat ve inançlarının uyuşması.

KANIK

Kanaatkâr. Tokgözlü.

YETİNMEK

Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.

AMARSIZ

Açgözlü, kanaatsız, muhteris.

FEYİLSİZLİK

Kanaatkar olmama hali.

DADISIZLIK

Kanaatsizlik.