Kelimeler arşivi içinde; başında "kanaat" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kanaat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kanaat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kanaat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANAATKARLIK, KANAATSİZLİK
KANAATSİZCE
KANAATKAR, KANAATSİZ
KANAATLİ
KANAAT
KANAAT
Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. Kanış, kanı, inanç, düşünce. Kanma, inanma.
KANAATKAR
Azla yetinen, elindeki ile yetinen, kanık, kanaatli, yetingen.
KANAATSİZ
Elindeki ile yetinmeyen.
KANAATKARLIK
Azla yetinme durumu, kanıklık, yetingenlik.
KANAATLİ
Kanaatkâr.
KANAATSİZCE
Kanaatsiz bir biçimde.
KANAATSİZLİK
Kanaatsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANAAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BIDIRLANMAK
Kıt kanaat geçinmek, güç halde idare etmek.
YETİNME
Yetinmek durumu, kanaat, iktifa.
AMASIZ
Açgözlü, kanaatsız, muhteris.
KANI
İnanç, düşünce, kanaat.
KANIŞ
Kanma işi. Kanı, kanaat. Aldanış, kanma.
KANIKLIK
Kanaatkârlık.
KESİNLİK
Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.
YETİNGEN
Kanaatkâr.
KANIKLANMAK
Edindiği bir şeyi yeter bulmak, yetinmek, kanaat etmek.
GANAT
Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).
DOYUM
Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm.
KANIT
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.
AMALSIZ
Baş belâsı, usanç verici, yaramaz, inatçı. Açgözlü, kanaatsız, muhteris: Amalsızlık edip gece gündüz çalışıyor.
YETİNGENLİK
Kanaatkârlık.
DOĞRUCULUK
Doğrucu olma durumu, harbicilik. Bir insanın söz ve hareketleriyle düşünüşünün, kanaat ve inançlarının uyuşması.
KANIK
Kanaatkâr. Tokgözlü.
YETİNMEK
Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.
AMARSIZ
Açgözlü, kanaatsız, muhteris.
FEYİLSİZLİK
Kanaatkar olmama hali.
DADISIZLIK
Kanaatsizlik.