KALIT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kalıt" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kalıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kalıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KALITBIRAKAN, KALITIMCILIK

11 harfli kelimeler

KALITSALLIK

10 harfli kelimeler

KALITIMSAL

8 harfli kelimeler

KALITSAL

7 harfli kelimeler

KALITÇI, KALITIM

5 harfli kelimeler

KALIT

Bazı kelimelerin anlamları

KALIT

Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

KALITIMCILIK

Davranışın yorumlanmasında kalıtım ve kalıtımsal etkilere her şeyden çok önem veren görüş.

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

KALITSAL

Kalıtımsal.

KALITSALLIK

Kalıtsal olma durumu.

KALITIMSAL

Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

KALITBIRAKAN

mûris, müverris, mirâsbırakan.

KALITÇI

Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris.

  -   -   -  

Anlamında KALIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KROMOZOM

Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

ANASOYLULUK

Soyun, kalıtın, toplumsal yerin yalnızca ya da öncelikle ana yanından belirlendiği aile düzeni.

YETENEK

Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

MİRAS

Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

ALKAPTONÜRİ

İnsan ve orangutanlarda fenilalanin-trozin metabolizmasındaki bozukluktan kaynaklanan, alkapton ve oksidasyon ürünlerinin idrarla atılmaları, idrarın koyu renkli oluşu, eklem yangısı, kıkırdak ve ligamentlerin kahverengi-sarı renkteki görünümüyle belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal hastalık, okronozis.

IRK

Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm. Soy.

MİRASÇI

Kalıtçı. Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan.

İRSEN

Kalıtım yoluyla.

KRAL

En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse. Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse. Çok başarılı ve zengin iş adamı. Üstün, çok iyi.

İRSİYET

Kalıtım.

VERASET

Kalıtım. Mirasta hak sahibi olma.

TEVARÜS

Bir kimseden miras kalma, mirasa konma. Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme.

ANAYANLI

Kalıt ilişkilerinde, akrabalık kuruluşlarında, çiftlerin evlendikten sonra nerede oturacakları konusunda, soyun hesaplanmasında anadan yanalığı önde tutan ve toplumsal yapıyı buna göre düzenleyen.

ALKAPTONURYA

İnsanda fenilalanin ve tirozin amino asitlerinin normal metabolizması sırasında faaliyet gösteren homojentisik asit oksidazın bulunmaması sebebiyle ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık.

GENETİK

Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili.

ATOPİ

Bazı kişilerin genetik mekanizmalara bağlı olarak alerjik reaksiyonlara karşı hassas olması. Sık kalınan çevresel antijenlere karşı aşırı IgE üretimi ve değişmiş özgün olmayan reaktivite sonucu oluşan kalıtsal yatkınlık. Bu yatkınlık sonucu, deri ve mukoza alerjik burun yangısı, bronşiyal astım ve deri yangısı gibi alerjik reaksiyonlar görülür. Atopik köpek, kedi ve atlarda başlıca hedef organ deridir. Sığırlarda alerjik burun yangısı görülür.

GEN

Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.

DEĞİŞKE

Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

İRS

Kalıtım.