KALICI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kalıcı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kalıcı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kalıcı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KALICI

Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.

KALICILIK

Kalıcı olma durumu. Tözün kendi bağımsızlığı içinde var olma biçimi, tözün var oluşunu sürdürmesi ilkesi, ayrılmazlık karşıtı. Mıknatıslayan etki kalktıktan sonra da mıknatıs olarak kalabilen cisimlerin özelliği.

  -   -   -  

Anlamında KALICI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEMELLEŞMEK

Temel tutmak, yerleşmek. Sürekli ve kalıcı bir duruma girmek.

MİHMAN

Konuk. Kalıcı.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

TEMELLENDİRMEK

Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.

SÜREKLİ

Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

KALIMSIZ

Kalımlı olmayan, kalıcı olmayan, yok olacak, fâni.

GEÇİCİ

Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

AYRILMAZLIK

Özelliklerin, kendilerini taşıyan nesnelerle, ilineklerin tözle bağlantısı, kalıcılık karşıtı.

BEKA

Kalıcılık, ölmezlik.

KÖKLÜ

Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.

TEMELLEŞTİRMEK

Temel tutmasını, yerleşmesini sağlamak. Süreklilik kazandırmak, kalıcı bir duruma getirmek, temelli olmasını sağlamak.

VARLIK

Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

KALIMLI

Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar.

NAKŞETMEK

Süslemek, bezemek, nakış yapmak. Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, işlemek.

TETİR

Cevizin yeşil kabuğu ve yaprağı. Yeşil ceviz kabuğu, nar vb. bitkilerin bıraktığı kalıcı boya lekesi.

ÖLMEZ

Ölümsüz, kalıcı olan. Çok dayanıklı, kolay eskimeyen.

GİDİCİ

Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı. Ölmek üzere olan. Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan.

ŞAHESER

Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser. Değeri üstün olan, üstün nitelikli.

TEMELLİ

Herhangi bir nitelikte temeli olan. Büsbütün, tamamen. Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî. (te'melli) Sürekli olarak.

PAYİDAR

Kalıcı, sonsuza kadar yaşayacak olan.