Sonu KALMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kalma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

OTURAKALMA, UYUYAKALMA

9 harfli kelimeler

ARTAKALMA, BAKAKALMA, DONAKALMA, DURAKALMA, ŞAŞAKALMA

7 harfli kelimeler

FOKALMA

6 harfli kelimeler

AKALMA

5 harfli kelimeler

KALMA

Bazı kelimelerin anlamları

KALMA

Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

FOKALMA

Soyulmuş, ayıklanmış (fındık, ceviz ve benzerleri için).

DURAKALMA

Durakalmak işi.

UYUYAKALMA

Uyuyakalmak işi.

ARTAKALMA

Artakalmak işi.

OTURAKALMA

Oturakalmak işi.

AKALMA

Bir çeşit yuvarlak elma.

DONAKALMA

Donakalmak durumu.

BAKAKALMA

Bakakalmak işi.

ŞAŞAKALMA

Şaşakalmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KALMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

BAKAKALMAK

Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ARTAKALMAK

Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

ATONAL

Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AYIKLANMA

Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ATALET

Tembellik. İşsizlik, işsiz kalma. Süredurum. İşlemezlik.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ANKİLOZ

Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

BAKIM

Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

AYLAMAK

Beklemek. Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak. Sürmek, devam etmek.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.