Kelimeler arşivi içinde; başında "kakma" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kakma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kakma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kakma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAKMAKLAMAK
KAKMACILIK
KAKMANLI
KAKMACA, KAKMACI, KAKMALI
KAKMAK
KAKMA
KAKMA
Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.
KAKMACI
Kakma işleri yapan usta.
KAKMAKLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKMANLI
Tarlalarda toprağın içine gömülü taşlar : Bugün tarladaki bir kakmanlı sabanın demirini kırdı.
KAKMAK
İtmek, vurmak. Vurarak dar bir yere sokmak. Kakma yapmak.
KAKMACA
Çürüyerek parçalanmış ağaç kökü.
KAKMALI
Üzerinde kakma işi bulunan.
KAKMACILIK
Kakmacının yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VURMAK
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
HIRPALAMAK
Örselemek. Dövmek. İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.
DUMSUKLAMAK
İtmek, kakmak.
KAKALAMAK
Kakmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. Kaka yapmak.
HAHMAK
Kakmak, itelemek.
İFTERMEK
İtmek, kakmak.
İLTEMEK
İtmek, kakmak.
ÇONMAK
Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. Çömelmek. Ateşte ısınmak. Kakmak, vurmak. (Isınmak için) çömelmek, oturmak.
KAKIŞ
Kakma işi.
DARZALANMAK
Başa kakmak, serzeniş etmek.
HINTIŞLAMAK
Bir şeyi kör bıçakla düzensizce, gelişigüzel kesmek. Kakmak, dürtmek, zorlamak: Kızıp duruyorum, şimdi hıntışlarım ha!. Sürekli vurmak, dürtmek.
TAKAZA
Azarlama, başa kakma.
KAKIŞTIRMAK
Sürekli ve hafif hafif kakmak.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
KAKILMAK
Kakma işi yapılmak.
DÜVERMEK
İtip kakmak. Söylemek. Göstermek.
GAKALAMAK
İtmek, dürtmek: İkide bir o çocuğu gakalama. Kakalamak, itip kakmak.
BELDEMİRİ
Semerlere saman kakmak için kullanılan bir semerci aleti.
İTEKLEMEK
Sürekli olarak itmek, kakmak. İtelemek.
ĞAHMAK
Kakmak.