Sonu KABAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kabak" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kabak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kabak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kabak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KALLEKABAK

9 harfli kelimeler

BAŞIKABAK, HACIKABAK

8 harfli kelimeler

ALAKABAK, CAKKABAK, DINKABAK, DİNKABAK, SANKABAK

7 harfli kelimeler

AKKABAK, ANKABAK, ARKABAK

5 harfli kelimeler

KABAK

Bazı kelimelerin anlamları

KABAK

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

BAŞIKABAK

Küçük çocuk.

DINKABAK

Kel, saçı dökülmüş. Sinirli, sert, çabuk öfkelenen kişi. Saçları sıfır numarayla kesilmiş kişi. İçi boşaltılmış olan ve su kabı olarak kullanılan asma kabağı.

HACIKABAK

Çamlıkların arkasından yükselen çıplak tepe, doruk.

KALLEKABAK

Bir çeşit kış kabağı.

CAKKABAK

Geveze, dedikoducu.

SANKABAK

Aptal, sersem, şaşkın.

DİNKABAK

Takla. Avanak.

AKKABAK

Beyaz tenli ve etine dolgun kadın veya kız.

ANKABAK

Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt.

ARKABAK

Ahmak, sersem.

ALAKABAK

Boşboğaz, sözünde durmaz. Serseri, işsiz güçsüz, boş gezen. Palamut yiyen, sesleri yansıtan karga büyüklüğünde bir çeşit kuş.

  -   -   -  

Anlamında KABAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KABAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHGABAK

Turşusu yapılan, beyaz renkli bir cins kabak.

YAZMA

Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

OTURTMA

Oturtmak işi. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

KARPUZ

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.

KABAŞİŞ

Kabakulak.

EĞLENCELİK

Şekerleme, badem, fıstık, kabak çekirdeği vb. şeyler.

SİLKME

Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

YOĞURTLAMA

Yoğurtlamak işi. Kızartılmış patates, biber, kabak, patlıcan vb.nin yoğurtla karıştırılmasıyla hazırlanan bir yemek ütrü.

KALYA

Sadeyağ ile pişirilen bir tür kabak veya patlıcan yemeği.

FİLOZ

Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası.

KABAKGİLLER

İki çeneklilerden, kabak, kavun, karpuz, hıyar vb.ni içine alan, geniş yapraklı, sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası.

KÖKEN

Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

KABAKLAMA

Kabaklamak işi.

AKÇABARDAK

Karçiçeği, kardelen, çiğdem. Bir çeşit saplı, beyaz kabak.

KABAKÇI

Kabak yetiştiren veya satan kimse.

KAVUN

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genel olarak güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.

KABALAK

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki.

ÇİTLEMEK

Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek. Çitle çevirmek.