Kelimeler arşivi içinde; başında "kabak" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. kabak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kabak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kabak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KABAKTEPELER, KABAKÇEVLİĞİ
KABAKARMUDU, KABAKYANIŞI, KABAKLAŞMAK, KABAKGİLLER, KABAKBOĞAZI
KABAKUŞLUK, KABAKKAĞNI, KABAKLAMAK, KABAKLAŞMA
KABAKDAĞI, KABAKULAK, KABAKTEPE, KABAKOYUN, KABAKLAYI, KABAKLAMA, KABAKDERE
KABAKLAR, KABAKKÖY, KABAKLIK, KABAKİNİ, KABAKÖRS, KABAKAYA
KABAKLI, KABAKOZ, KABAKÖY, KABAKÇA, KABAKUM, KABAKÇI
KABAK
KABAK
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.
KABAKTEPELER
Sivas kenti, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KABAKLAŞMA
Kabaklaşmak işi.
KABAKLAŞMAK
Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. Taşıt lastikleri, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmek.
KABAKOYUN
Karagül cinsi bir çeşit koyun.
KABAKUŞLUK
Öğleden bir iki saat önceki zaman. Öğleden iki saat önceki zaman. Öğleye yakın olan kuşluk zamanı.
KABAKYANIŞI
Bir çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
KABAKLAMAK
Ağaçların gençleşmesi için dallarını budamak. Ağaç aşılamak.
KABAKDAĞI
Ordu kenti, Bolaman nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KABAKGİLLER
İki çeneklilerden, kabak, kavun, karpuz, hıyar vb.ni içine alan, geniş yapraklı, sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası.
KABAKULAK
Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).
KABAKKAĞNI
Tekerlekleri birçok parçadan oluşan kağnı. (Yassıören Senirkent Isparta).
KABAKÇEVLİĞİ
Sivas ili, Çetinkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KABAKARMUDU
Bir çeşit armut.
KABAKTEPE
Adana şehri, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum şehri, Ovacık bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun şehri, Alucra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gümüşhane kenti, Köse belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş şehrinde, Ekinözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KABAKBOĞAZI
Tokat ilinde, Gökdere nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KABAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
HIYAR
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.
ÇİTLEMEK
Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek. Çitle çevirmek.
OTURTMA
Oturtmak işi. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek.
KARPUZ
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.
AKÇABARDAK
Karçiçeği, kardelen, çiğdem. Bir çeşit saplı, beyaz kabak.
YOĞURTLAMA
Yoğurtlamak işi. Kızartılmış patates, biber, kabak, patlıcan vb.nin yoğurtla karıştırılmasıyla hazırlanan bir yemek ütrü.
KABAŞİŞ
Kabakulak.
SİLKME
Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse.
ALAABAK
Kabak sarısı renginde, alacalı, kargaya benzer bir çeşit kuş. Alakarga (eti yenir).
FİLOZ
Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası.
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
KABAKLAMA
Kabaklamak işi.
KALYA
Sadeyağ ile pişirilen bir tür kabak veya patlıcan yemeği.
KAVUN
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genel olarak güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.
YAZMA
Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.
EĞLENCELİK
Şekerleme, badem, fıstık, kabak çekirdeği vb. şeyler.
AHGABAK
Turşusu yapılan, beyaz renkli bir cins kabak.
KABALAK
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki.